Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/21529 E. 2012/23658 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/21529
Karar No
2012/23658
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 01.05.2009 tarihinden itibaren davalı şirkette belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştığını, davalı şirketin 03.11.2011 tarihinde herhangi bir gerekçe bildirmeksizin davacının iş sözleşmesini feshettiğini, davalının yazılı fesih bildiriminde bulunmadığını, müvekkiline savunma konusunda somut ve kesin herhangi bir olay belirtilmediği gibi müvekkilinin hukuka ve usule uygun olarak savunma vermeye de davet edilmediğini, davacıya kıdem tazminatının 03.11.2011 tarihinde ödendiğini bu durumun da müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini açıkça gösterdiğini, davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, kanuni haklarının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının davalı şirket bünyesinde 01.05.2009-03.11.2011 tarihleri arasında patlayıcı imalatı görevinde işçi olarak çalıştığını, davacının personel aracında bulunduğu sırada davalı şirket yöneticilerinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf ettiğini ve bu olayın o sırada serviste bulunan bir kişi aracılığıyla şirket müdürüne ve daha sonra da merkezde görev yapan yetkilisi ve müdürlerine iletildiğini, bu durumun iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-b bendi uyarınca işverene iş akdini feshetme hakkı tanıdığını, bu nedenle davalı şirket yetkili ve yöneticilerinin ahlak ve onurlarına ilişkin ağır küfür ve hakaretleri duymaları karşısında iş ilişkisini sürdürmelerinin beklemeyeceğini, davacının iş akdinin haklı olarak feshedilmesine karşın hakkı olmamasına rağmen her türlü ücret ve tazminatının ödendiğini davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, yazılı fesih bildiriminde fesih gerekçesi olarak hiçbir somut sebep bildirilmediği, fesih bildiriminin 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesine aykırı şekilde yapıldığından Yargıtay içtihatlarına göre geçersiz olduğu, davacının savunmasının alınmasına ilişkin davalı tarafından dosyaya sunulan 21/10/2011 tarihli personel savunma formu başlıklı belge ile davacının savunmasının alınması için bildirimin usulüne uygun yapılmadığının anlaşıldığını, bu nedenlerle davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenlerle feshedilmediği gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine göre davacı, iş sözleşmesinin yazılı fesih bildirimi yapılmadan ve usulüne uygun savunma vermeye davet edilmeden feshedildiğini ve feshin geçersiz olduğunu belirterek işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise davacı işçinin personel aracında davalı şirket yöneticilerinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfettiğini, bunun araçta bulunan bir kişi tarafından yetkililere iletildiğini, bu durumda iş akdinin haklı sebeple feshedilmesi hakkının işverene tanındığını, bu nedenle davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini tazminatlarının ödendiğini belirtmiştir. Somut olayda davacının iş sözleşmesi 4857 sayılı Kanun'un 25/II maddesi gereğince haklı sebep iddiasıyla işveren tarafından feshedildiğinden bu durumda İş Kanununun 19. maddesinde belirtilen şekil koşulları aranmaz. Daha önce davacı hakkında internet ortamında işveren ve iş arkadaşlarına hakaret ettiği gerekçesiyle savunması alınmış, davacı savunmasında isim ve kişi belirtmeden küfür ettiğini kabul etmiştir. İş sözleşmesinin fesih sebebi olan olay davacının servis aracında işverenler hakkında şeref ve haysiyet kırıcı ihbar ve isnatlarda bulunmasıdır. Mahkemece tarafların gösterdiği tanıklar dinlenmek ve sunulan deliller incelenmek suretiyle feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesi gerekirken davacıdan savunmasının istenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermesi hatalı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek haminde ilgiliye iadesine 19/10/2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.19.10.2012 KARŞI OY Davacının iş sözleşmesi tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiğine göre feshin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi kapsamında yapıldığının kabulü gerekir. Bu durumda aynı Kanun'un 19. maddesinde öngörülen şekil koşullarının varlığı aranmalıdır. Fesih bildiriminde fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmediği gibi fesihten önce davacıdan usulüne uygun savunması da istenmemiştir. Bu durumda işverence fesihte geçerli sebep gösterilmediği kabul edilmelidir. Mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen kararın isabetli olduğu görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum.19.10.2012

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/21529, K. 2012/23658, T. 19.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-21529-e-2012-23658-k-275e5dd92d4c