Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/18781 E. 2012/22641 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/18781
- Karar No
- 2012/22641
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davacının 01.09.2009-08.02.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve geçerli bir sebep olmadan sonlandırıldığını, izah olunan sebeplerle iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatılmadığı takdirde, davalı şirket tarafından müvekkiline ödenmek üzere sekiz aylık brüt ücreti tutarındaki bir tazminatın belirlenmesine, kararın kesinleşmesine kadar çalışılmadığı süre için dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı ile 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında iş ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin taşeron firma olarak hizmet verdiği işyeri ve davacının asıl işvereni olarak Kocaeli Büyükşehir Belediyesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davalı şirketin husumet ehliyetinin olmadığını, davacının özel güvenlik görevlisi olduğunu, sertifikasının süresinin dolduğunu, bu sebeple özel güvenlik görevlisi olarak çalışamamasını kendi kusuru olduğunu, bu durum kendisine sorulduğunda şirket yetkililerine saygısız ve iş ahlakı ile bağdaşmayan hareketlerde bulunup bu durumu inkar ettiğini, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin II. bendi gereği özel güvenlik sertifikası olmaması, şirket yetkililerine saygısızlık ve iş disiplini ile uymayan davranışlarda bulunması sebebiyle haklı olarak feshedildiğini, müvekkilinin daha sonra ihaleyi alamamış olduğunu, davacının işe iade edilmesi halinde fiili imkansızlık sebebiyle davacının işe iadesinin mümkün olamayacağını, asıl işverenin ... Belediye Başkanlığı olduğunu, öncelikle husumet yokluğundan, kabul edilmemesi halinde esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Somut olayda; ... Belediye Başkanlığı ile davalı şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcuttur. Bu sebeple davanın her ikisine karşı açılması gerekirken dava sadece alt işveren olan şirkete karşı açılmıştır. ... Belediyesinin davaya davalı sıfatı ile dahil edilmesi gerekir. İhale konusu olan hizmet devrine ilişkin asıl işveren-alt işveren arasında düzenlenen sözleşme dosyada bulunmamaktadır. İhalenin hangi tarihler arasını kapsadığı, davalı şirketin yeniden ihaleyi alıp almadığı belli değildir. Bu hususun araştırılması gerekir. Davacıya ait kimlik kartı ve güvenlik sertifikası dosyada bulunmamaktadır. Süresinin dolup dolmadığı, dolduysa yenilenip yenilenmediği denetlenmelidir. Davalı vekilince tanık deliline dayanılmış, davacı vekili tarafından tanık bildirilmiş ancak mahkemece dinlenmemiştir. Davacının belediyenin mi yoksa şirketin mi işçisi olup olmadığının denetlenebilmesi açısından iş sözleşmesinin dosyaya sunulması gerekirdi. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.