Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/13029 E. 2012/20855 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/13029
Karar No
2012/20855
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli sebep olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren vekili, davalı şirketin içinde bulunduğu finansal koşullar ve ilaç sektöründe uygulanan fiyat düşüşleri sebebiyle alınan tasarruf tedbirleri kapsamında 4857 sayılı İş Kanunu'nun öngördüğü sürelerin üzerinde olan yıllık izin sürelerini 4857 sayılı Kanun'un seviyesine çekilmesi kararı alması ve bu karar üzerine davacının bu güne kadar hak ettiği ancak kullanmamış olduğu mevcut hakedilmiş yıllık ücretli izinleri baki kalmak suretiyle 01.01.2011 tarihi itibariyle hak edeceği yıllık ücretli izinlerini kıdemi doğrultusunda 4857 sayılı Kanun'un hükümlerine göre kullanması gerektiği konusunda davacıya tebliğ edilen muvafakatnameyi kabul etmediğinden davanın redine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yıllık izin sürelerindeki değişiklik ayrıntıları ile yazılı olarak işçiye açıklanmadığından, işverenin sadece değişiklik yapılacağını yazılı olarak işçiye bildirerek iş sözleşmesinin feshi yolunu seçtiği bu yönü ile işverenin keyfi davrandığı gerekçesi ile davanın kabulüne, feshin geçersizliğine davacının işe aidesine karar verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir. İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca, “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli sebebin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir.” Bu maddeye dayanılarak yapılacak değişiklik feshinde; değişiklik ve fesih bildirimlerinin yazılı yapılması ve sebeplerinin de yazılı gösterilmesi geçerlilik koşuludur. Dosya içeriğinde davacının davalıya ait işyerinde 01.12.2006 tarihinden itibaren tıbbi mümessil olarak çalıştığı, işyerinde daha önceki yıllarda yıllık izin süresinin yirmiiki gün olarak belirlendiği, daha sonra ilaç üretim satış ve pazarlama maliyetleri ile alınması gereken tedbirler değerlendirilerek 06.12.2010 tarihli yönetim kurulunda 4857 sayılı Kanun'un ön gördüğü sürelerin üzerinde bulunan yıllık izin süresi uygulamasıdan vazgeçilerek 01.01.2011 tarihinden itibaren 4857 sayılı Kanun hükümleriyle belirlenmiş olan izin sürelerinin esas alınmasının kararlaştırıldığı, bu konuda davacıya tebliğ edilen muvafakatnameyi davacının imzadan imtina ederek kabul etmemesi sebebiyle 07.01.2011 tarihinde işe sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 22. ve 17. maddeleri gereğince ihbar süresine ait ihbar ve kıdem tazminatı ödenmek suretiyle feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda ücretli izin sürelerinin 4857 sayılı Kanun'un düzenlediği seviyelere çekilmek suretiyle azalatılmasına gerekçe olarak ekonomik olumsuzlukar gösterilmiştir. Mahkemece işyerinde bu yönde bir uygulmaya geçildiğinde ileri sürülen ekonomik gerekçelerin bulunup bulunmadığı, işyerindeki bu yeni durumun uygulamasının objektif ve genel olarak yapılıp yapılmadığı araştırılarak gerektiğinde bilirkişi incelemesi ile de somut olarak ortaya konulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi bozma sebebidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/13029, K. 2012/20855, T. 04.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-13029-e-2012-20855-k-b75859359d6d