Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/10461 E. 2012/23385 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/10461
Karar No
2012/23385
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının iş sözleşmesinin işveren hakkında asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2-b. bendi gereğince haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, feshe konu olayın feshe yetkili makamın öğrenmesinden itibaren yasal altı iş günlük süre geçirildikten sonra fesih yapıldığı, kararın disiplin kurulundan geçirilmediği ve Toplu İş Sözleşmesinin 23. maddesinin yanlış yorumlanarak davalı tarafından gerçekleştirilen feshin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. Gerekçe: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Maddenin b. bendinde “İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması” iş sözleşmesinin feshi için haklı neden olarak düzenlenmiştir. Dosya içeriğine göre; davalı işyerinde şoför olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, işvereni olan belediye başkanı hakkında şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemiş olması gerekçe gösterilerek bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Olayın içkili bir mekanda geçtiği, davada tanıklık eden beş kişiden üçünün davacı ile birlikte aynı masada oturuyor olduğu, diğer iki kişinin ise yan masada oturuyor olduğu dosya içeriği ile sabittir. Davacı ile aynı masada oturan iki tanık hakaret fiilini duymadıklarını belirtmişlerdir. Diğer tanık ise, davacının konuşma esnasında “şerefsiz” dediğini belirtmiştir. Bu tanık aynı zamanda davalı iş yerinde çalışmakta olup ertesi gün durumu belediye başkanına anlatan kişidir. Yan masada oturan iki davalı tanığı davacının hakaret sözünü duyduklarını, belediye başkanının isteği üzerine dilekçe verdiklerini beyan etmişlerdir. Her ne kadar hakaret sözünü duyduğunu beyan eden ve işyerinde çalışan tanığın konuşmalarına ilişkin çözümlü CD kaydı sunulmuş ise de, kayıt tarihi belli değildir. Dosyadaki delillere göre davacının belediye başkanın hakaret ettiği sonucuna varılmaktadır. Ancak haklı nedenle fesih için 4857 sayılı Kanun'un 26. maddesindeki yasal altı iş günlük sürenin geçirilmiş olması, hem de feshin disiplin kurulundan geçirilmemiş olması nedeni ile davalı taraf iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri süremez. Bununla birlikte kararın disiplin kurulundan geçirilmemesinin geçerli nedenle feshe etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı işverence yapılan feshin geçerli nedene dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 75,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.10.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/10461, K. 2012/23385, T. 18.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-10461-e-2012-23385-k-bd1230dcb6d1