Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/10239 E. 2012/19914 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/10239
- Karar No
- 2012/19914
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının ... Büyükşehir Belediyesinde şoför olarak çalışmakta iken ... Büyükşehir Belediyesi ulaşım işini her yıl değişik firmalara ihale ettiğini ve işçinin bu ihaleyi alan firmalarda sigortalı gösterilip çalıştırıldığını, davalılara ait işyerinde işçi olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, iş sözleşmesinin feshinden sonra hemen yerine bir başka şahsın işe başlatıldığını, Büyükşehir Belediyesinin asıl işveren olduğunu, iş sözleşmesini feshini gerektirecek geçerli bir sebep olmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekili, müvekkili belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini, davacının MFD Mimarlık Şirketinin ihale yoluyla almış olduğu işlerde çalıştığını, müvekkili belediyenin ihale ile vermiş olduğu işin bir kısmını kendi personeli ile yapmadığından asıl işveren olmadığını, müvekkili belediye ile söz konusu şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının sosyal haklarının bu şirketin sorumluluğunda olduğunu, ilgili teknik şartnamenin 13.2.6. maddesinde yüklenici sözleşme, kıdem tazminatı gibi ve personeller arasındaki ihtilaflardan kendisi sorumlu olacaktır denildiğini, bu sebeple davanın öncelikle husumet yönünden reddini talep ettiklerini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre işçinin yetersizliği ve davranışlarının geçerli bir fesih sebebi olduğunu, dilekçe ekinde sundukları dosyadan anlaşılacağı üzere davacının yaptığı işin gereklerini yerine getirememekte, vatandaşlardan sürekli şikayet almakta, işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkilemekte olup konu ile ilgili verdiği savunmalarda da kusurunu kabul ettiğini, bu sebeple iş sözleşmesinin feshinin geçerli bir sebebe dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Müt. İnş. Akar Hayvan Tic. Ltd. Şti, davaya cevap vermediği gibi, yargılamada bir yetkili tarafından da temsil edilmemiştir. Mahkemece, olayda geçerli ve haklı fesih sebepleri gerçekleşmediğinden feshin geçersizliğine, davalı şirket ile belediye arasına geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulduğundan davacının davalı şirkete iadesine işe başlatmama tazminatı ile dört aylık ücret ve diğer haklardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmiştir. Kararı davalılar temyiz etmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğine göre davalı şirketin diğer davalı Belediyenin ulaşım hizmetlerinden yüklendiği işte davacıyı 06.01.2009 tarihinden beri şehir içi ulaşımında şoför olarak çalıştırdığı, tutulan tutanaklara göre uygunsuz davranışlarını sürekli hale getirdiği ve disiplinsiz davrandığı gerekçesi ile iş sözleşmesinin 23.10.2011 tarihi itibariyle 4857 sayılı Kanun'un 25/II-b ve d bendi uyarınca haklı sebebe dayalı olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda davacının kullandığı otobüsün hız yaptığını, duran polis aracına neredeyse çarpacak olduğunu, durakta da duramayıp 30 metre ileride durduğunu ve ayrıca daha sonraki bir tarihte bu davranışını tekrarladığını, durakta çay içtiğini bildirir çeşitli yolcu şikayetleri işverene yansımıştır. Ayrıca işveren tarafından davacının bazı duraklarda durmadığını gösterir net araç takip sistemi belirlemeleri yapılmıştır. Davacının çeşitli tarihlerde alınmış savunmalarında da durakta duramayacak derecede süratli araç kullandığı, bazı duraklarda durmadığı, nizami biçimde yolcu alıp indirmediği anlaşılmaktadır. Davacı, şehir içi yolcu taşımacılığında şoför olarak görev yapmakta olup trafik kurallarına uyma konusunda gösterdiği ihmal sebebiyle hakkında tespit yapıldığı ve şikayetlerin geldiği, yolcuların can güvenliğinin kendisine bırakılan biri olarak kurallara uyma konusunda çok daha hassas olması gerekirken sayılan eylemleri sebebiyle aykırı davranışlarda bulunduğu ve alt işvereni asıl işveren olan Belediyeye karşı zor durumda da bırakarak kendisi çalışmaya devam edilmesine olanak bırakmadığı sabittir. İşçinin belirtilen eylemleri sebebiyle artık işverenden iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez. İş sözleşmesinin feshi için geçerli sebeplerin varlığının kabulü ile davanın reddi gerekirken yazılı gerekçesiyle kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 27.09.2012 tarihinde karar verildi.