Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/13243 E. 2012/5919 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13243
Karar No
2012/5919
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebebe dayanmaksızın feshedildiğini belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının daha önce de birden fazla olarak yaptığı iş sebebiyle uyarıldığını, en son işverenin zararına sebep olacak şekilde davrandığını, sözleşmenin feshinin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacı tanıklarının çöp araçlarının çöp konteynırını alıp araç içerisine boşaltabilmesi için özel tırnakları olduğunu, bunun için demir çöp konteynırına çöpler ilgili işyeri görevlilerince boşaltıldıktan sonra kendilerince çöp konteynırının araç içerisine boşaltıldığını, ilk kez 19.09.2009'da bir firmanın plastik konteynırın içerisinde çöpü bıraktıklarını, davacının ve yanındaki arkadaşlarının bu sebeple boşaltmadıklarını, 01.03.2010 tarihinde ise konteynırdaki görünebilen ... gibi zarar verici maddelerin her zamanki gibi kendilerince alındığını, ancak otomatiğe bastıklarında pistonlarda arıza oluştuğunu, davacının da bu olay sebebiyle işten çıkartıldığının söylendiğini beyan ettikleri, çöp aracına çöp konteynırıyla boşaltılan çöplerin arasında gözle görülür zarar verici bir madde olmaması karşısında bu olay sebebiyle davacının kusuru olmadığı tanık beyanlarıyla anlaşılmakla birlikte, olayın oluş tarihiyle iş sözleşmesinin fesih tarihi arasında geçen uzun süre altı iş günlük süreyi aştığı gibi makul denilemeyecek uzunlukta da olduğundan fesih geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İşçinin geçerli bir feshe sebep olabilecek davranışları 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebeplerden farklıdır. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu sebeple iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun'un 18/1.maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar. Somut olayda, çevre temizlik işçisi olarak çalışmakta olan davacının iş sözleşmesi, olumsuz davranışları sebebiyle ihbar ve kıdem tazminatları ödenerek feshedilmiştir. Dosya içeriğine göre, davacı hakkında tutulan tutanaklara istinaden, savunması da alınarak, 23.10.2009 tarihinde bir firmanın çöp konteynırının alınmaması sebebiyle ve 28.1.2010 tarihinde çöp atıklarının içinden şahsı için atıkları ayrıştırması sebebiyle iki kez uyarı cezası verilmiştir. Son olarak 01.03.2010 tarihinde aracın konteynırını yüklerken üzerine düşen dikkat ve özeni göstermeyip çöp içinde bulunan sert bir cismin fark edilmemesi sonucu konteynır kısmına hasar verdiği tutanakla tespit edilerek işine son verilmiştir. Olay günü davacı ile birlikte çalışma yapan tanık, o sırada kendisinin aracın üzerinde, davacının ise aşağıda bulunduğunu ifade etmiştir. Diğer taraftan, iş sözleşmesinin geçerli feshi düşünüldüğünde kanunda yer alan altı işgünlük süre uygulanmayıp, makul süre içinde iş sözleşmesinin feshi kabul edilmektedir. İşçinin hizmet süresine ve yaptığı işin niteliklerine göre, belirtilen bu eylemleri gerçekleştirmesi iş akışını bozucu niteliktedir. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli sebebe dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 35,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak oybirliğiyle 29.03.2012 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/13243, K. 2012/5919, T. 29.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2011-13243-e-2012-5919-k-445cca1fa102