Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2015/12410 E. 2016/6615 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/12410
- Karar No
- 2016/6615
- Karar Tarihi
Davacı, tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; devam eden vergi kaydının bulunduğu ve tarihinden itibaren devam eden oda kaydının bulunduğu, davacının 1479 sayılı yasa kapsamında tescilinin bulunmayıp, sunmuş olduğu numaralı giriş bildirgesinde imza ve mührün bulunmadığı, ayrıca bu sicil numarasının kayıtlı olmadığının tarafından bildirildiği, arafından tarihli çağrı belgesinde tescil edilmesi gerektiğinin bildirildiği ancak çalışmalarından dolayı tescilinin yapılmadığı, tarihinden önce daha önce tescil talebi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan; 5510 sayılı Yasa'nın geçici 8. maddesinde; bu Yasa'nın 4. maddesine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Yasa'nın yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescil yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin, bu Yasa'nın yürürlük tarihinden itibaren başlayacağı öngörülmüştür. Somut olayda; davacının her ne kadar talep ettiği dönemde vergi kaydı var ise de; 5510 sayılı Yasanın geçici 8. maddesindeki koşullar gerçekleşmediği gibi davacı 1479 sayılı Yasa'nın geçici 18. maddesinden de yararlanmamıştır. uyuşmazlık konusu dönemde sigortalı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi gerekirken, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.