Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2012/3063 E. 2013/8478 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/3063
Karar No
2013/8478
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, kesilen aylığının tekrar bağlanması gerektiğinin tespitiyle, sataşmanın önlenmesine, Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, 3201 sayılı Yasa uyarınca yapılan borçlanma nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın bağlanması istemine ilişkindir. Mahkeme davanın kabulü ile davacının aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesilme tarihinden itibaren yeniden bağlanmasına ve davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 3201 sayılı Yasa'nın 6.maddesidir. Madde de aylık bağlanma koşulu olarak yurda kesin dönüş yapılması esas alınmıştır. Ne var ki ,3201 sayılı Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurtdışında çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylıklarının kesileceği 6/B maddesinin açık hükmü gereğidir. Yurt dışında çalışanların yaşlılık aylığından yararlanabilmesi yönünden, yurda kesin dönüş koşulunun varlığı zorunlu görülmüştür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/10/1997 gün, 1997/10-588 E., 857 K. sayılı ve 22/4/1999 günlü, 1999/21-284 E., 300 K. sayılı ve daha sonra aynı doğrultudaki kararlar). Öte yandan, davacı işçinin, çalıştığı ülkeden işsizlik yardımı, hastalık, geçici işgöremezlik vs. gibi yardımlar alması halinde sigortalının kesin dönüş yapmadığı Yargıtay kararları ile de kabul edilmektedir. Gerçekten, taraflar arasında uyuşmazlık, temelde, yaşlılık sigortasından faydalanmak isteyen 3201 sayılı yurt dışında çalışan Türk Vatandaşlarının yaşlılık aylığı koşullarından “yurda kesin dönüş koşulu’nun” bulunmadığının sonradan anlaşılması halinde, Kurumca uygulanacak işlem ve yaptırımlara ilişkin olarak ortaya çıkmaktadır. Bu konuda sözü edilen 3201 sayılı Yasa, 6.madde (B) fıkrası, sistemi doğrudan olmasa bile, dolaylı biçimde ortaya koymuş, yurt dışından kesin dönüş yapılmasına ve kendilerine yaşlılık aylığı bağlanmasına karşın, yurt dışında çalışmak isteyenler yönünden Kurumca yapılması gereken işlemleri belirlemiştir. Buna göre;yurt dışından kesin dönüş yapan bir kimsenin yeniden yurt dışında çalışması halinde; çalıştığı süre kadar yaşlılık aylığı kesilecek bu kişinin yurda dönüşünde; isterse çalıştığı süre kadar borçlanmak suretiyle; yaşlılık aylığı oran ve miktarı artırılacak, isterse, eski aylık olduğu gibi ödenmeye devam edecektir. Böylece denilebilir ki, 3201 sayılı Yasa sisteminde yeniden yurt dışı çalışma söz konusu olduğunda, yaşlılık sigortasından bağlanan aylıklar ödenmemekte ve sosyal güvenlik askıya alınmaktadır. Bu durumun sonucu olarak, yaşlılık aylığı bağlanması sırasında, yurda kesin dönüş koşulunun gerçekleşmediği anlaşılırsa, yapılacak işlem; veya uygulanacak yaptırım; yaşlılık aylığının bağlanmaması ve kesin dönüş tarihine kadar işlemlerin hukuken askıya alınması, istek olduğunda yatırılan borçlanma bedelini iadesidir. Yaşlılık aylığı bağlanmış olması halinde ise bağlanan aylığın kesilmesi ve ödenen aylıkların geri alınmasıdır. En önemlisi “işten ayrılma” veya “yurt dışından dönüş” koşulunun yokluğu, kişinin sosyal güvenlik haklarının büsbütün ortadan kaldırıcı bir neden olarak, yasalarda öngörülmemiş, sadece; aylığın başlatılmaması veya bağlanan aylığın kesilmesi biçimde yaptırıma bağlanmıştır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 13/09/1991-03/05/2001 tarihleri arasında Almanya'da geçen çalışmalarından 3470 gün borçlanarak bedelini 11/12/2003 tarihinde ödediği ve davacıya 01/04/2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumun davacının 12/09/2007 tarihine kadar Almanya'da çalışmaya devam ettiği yurda kesin dönüş yapmadığından yaşlılık aylığını baştan iptal ettiği, Alman Sigorta Mercii'nin 27/01/2009 tarihli yazısında davacının sigortalı çalışmasının 03/05/2001 tarihinde sona erdiği ve davacıya 14/06/2001 tarihinden itibaren ödenen primlerin tazminat sonucu ödenen zorunlu primler olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 3201 sayılı Yasa'nın 6.maddesine göre aylık tahsisi için yurda kesin dönüş yapılması şart olduğundan, Kurumca davacıya 3201 sayılı Yasa uyarınca bağlanan yaşlılık aylığının Almanya'da çalışması ,işşizlik ve hastalık yardımı alması durumunda durdurulması, giderek bağlandığı tarihten itibaren iptali gerektiği açıkça ortadadır. 19.06.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasa'nın 15. maddesi ile 3201 sayılı Yasa'nın 6/B maddesi değiştirilmiş ve “Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabii çalışanlar, ikamete dayalı bir Sosyal Sigorta ya da Sosyal Yardım Ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası'nın Sosyal Güvenlik Destek primine tabii olarak çalışmasına ilişkin hükümler uygulanır.” hükmü getirilmiştir. Görüldüğü gibi, 19.06.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasa ile, yurtdışı hizmetlerini borçlanarak yaşlılık aylığı bağlananlara Türkiye'de destek primi ile çalışabilme imkanı sağlanmıştır. Ne var ki, anılan bu yasa hükmünün geçmişe de yürütüleceğine ilişkin bir geçiş hükmü getirilmemiştir. Böyle olunca, 05.08.2008 tarihinden 19.06.2010 tarihine kadar Türkiye'de sigortalı çalışanların aylıklarının kesilmesi zorunludur. Yasada açık düzenleme bulunan hallerde yorum kurallarına gidilmesi ve geçmişe yönelik uygulanması mümkün değildir. Yapılacak iş; davacının yurdışında zorunlu sigortalılığının devam edip etmediği, işsizlik ve hastalık yardımı alıp almadığı, Almanya'da da da fiili çalışmasının olup olmadığı prim ödemelerinin ikamete dayalı bir ödeme olup olmadığı yoksa zorunlu sigortalılık kapsamında bir prim ödemesi olup olmadığı Alman mevzuatına göre kurum kararı ile tespit edilerek davacı yönünden kesin dönüş şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece, hatalı değerlendirme eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/3063, K. 2013/8478, T. 30.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2012-3063-e-2013-8478-k-0207c853c50a