Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2012/13261 E. 2013/21112 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/13261
- Karar No
- 2013/21112
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 12/01/1985-31/01/2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-)Dava, davacının 12/01/1985-31/01/2007 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 01/01/1995-22/01/2004 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasada yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır. İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanun'un 79/1.maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİYön.Madde16) , dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİYön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİY. Yön. Madde 18) vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık Kanun'un 79/10 (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir. Maddede belirtildiği üzere yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi çalışmaların sigorta müfettiş raporu ile saptanması durumunda da hak düşürücü sürenin geçtiğinden sözedilemeyeceği açıktır. Bir sigortalının askere gitmeden önce çalıştığı işyerini askerliğe müteakip girmesi durumunda hizmet akdi mecburi hizmet nedeniyle kesilmiş olduğundan artık hak düşürücü sürenin oluştuğundan bahsedilemez. Davacıya ödenen ücretten sigorta primi kesilen hallerde, davacının iş ve sosyal sigorta mevzuatının öngördüğü sigorta hak ve yükümlülüklerini yerine getirmesi nedeniyle Kurumun Yasa'dan kaynaklanan denetim ve inceleme görevini yapmaması karşısında hak düşürücü sürenin işlemeyeceği kabul edilmelidir. Davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre işlemeyecektir. (Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve 2004/21-369 E, 2004/371 K. sayılı kararı ) Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işveren adına tescilli “148661” sicil sayılı işyerinden 01/04/1988 tarihinden itibaren 03/05/1999 tarihine kadar davacının bir kısım çalışmalarının ve 01/11/2006 ile 21/07/2007 tarihleri arasındaki çalışmalarının eksiksiz olarak davalı Kuruma bildirildiği, 12/01/1985-31/05/1985 tarihleri arasındaki çalışmalarının ise dava dışı bir işyerinden bildirildiği, davacının 22/01/2004 tarihinden itibaren Yeşilkart sahibi olduğu, davalı işyerinde 1985 yılından itibaren çeşitli tarihlerde çalışması bulunan tanık ...'nin ve diğer davacı tanıklarının davacının çalışmalarının kesintisiz olduğunu doğruladığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının 1985 yılından itibaren çalışmaları kesintisiz olduğu anlaşılmasına göre mahkemece 01/04/1988 öncesine ilişkin talebin hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu , Nisan 1985-Aralık 1994 arası süre yönünden talebin davacının iddiasında çelişki bulunduğu, 22/01/2004 tarihinden sonraki talep yönünden ise usulüne uygun araştırma yapılmadan bu tarihten sonra yeşil kartlı olduğu gerekçesiyle reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yapılacak iş, tüm dosya kapsamına göre davacının davalı işyerinde 1985 yılında başladığı ve çalışmasının kesintisiz olarak devam ettiği ve 22/01/2004 tarihinden itibaren sadece Yeşilkart sahibi olmasının red nedeni olamayacağı hususu göz önüne alınarak davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan Marmara Demir Sanayi A.Ş.'ye yükletilmesine, 19/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.