Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2011/901 E. 2011/12132 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/901
Karar No
2011/12132
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.05.1988 olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Davacı, davalı işyerinde 01.05.1988 tarihinden itibaren on sekiz ay süre ile geçen ve Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tesbitini istemiş 30.03.2010 günlü imzalı beyanı ile de talebinin sadece sigorta başlangıç tarihinin tespitine ilişkin olduğunu belirterek 01.05.1988 tarihinde bir gün süre i,le çalıştığının tespitini istemiştir. Mahkemece ,ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğundan doğru değildir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86.maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Somut olayda davacının, davalı Şirket adına tescilli iş yerinden 01.05.1988 tarihli işe giriş bildirgesinin kuruma verildiği,davacının çalıştığını iddia ettiği iş yeri ile ilgili Kurumdan ilgili dönem bordrolarının istenilmediği davacıdan kayıtlı tanık getirmesi istendiği davacının bulamadığını bildirmesi üzerine de ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, niteliği itibariyle resen araştırma ilkesine tabi olan dava da mahkemenin resen yapacağı işlemler ile dahi sonuca gitmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yapılacak iş; davacının çalışması ile igili işe giriş bildirgesinin verildiği iş yerinden bildirge tarihine ait dönem bordrolarını Kurumdan istemek, bordroların verilmediğinin ya da bordro tanığı bulunmadığının anlaşılması halinde Belediyeden ve Vergi Dairesinden bu iş yerlerinin kayıtlarını getirip komşu ve yakınlıklarını tespit etmek, sonrasında bu işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtları SGK’dan getirtilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi ve 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 7/a maddesi ileYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da dikkate alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/901, K. 2011/12132, T. 05.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2011-901-e-2011-12132-k-cdf32a2b4012