Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2010/7302 E. 2011/11997 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/7302
Karar No
2011/11997
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı, 15.8.1987 tarihinden itibaren SSK'lı çalışmaları dışında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının 15.8.1987 tarihinden itibaren SSK'lı çalışmaları haricinde 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım ... hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım ... sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek ...’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. ...’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan ... ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.5.1986 tarihinde Tarım ... sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, 14.8.1987 tarihinde kaydın terkin edildiği, ürün bedelinden yapılmış prim kesintisinin bulunmadığı, davacının ilk prim ödemesinin 7.1.2005 tarihinde olmak üzere 2006, 2007,2008, 2009, yıllarında prim ödemelerinin bulunduğu, davacının 15.8.1987-31.12.1987 tarihleri arasında 71 gün, 15.2.1988-29.2.1988 tarihleri arasında 10 gün 506 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olduğu, Ziraat Odası kaydının 1.1.1973 tarihinde başlayıp devam ettiği, 2002-2007 yılları arasında DGD aldığı anlaşılmıştır. Sözü edilen sosyal sigortalılık, kişinin Anayasa’da ifadesini bulan temel sosyal haklardan olan sosyal güvenlik hakkına ilişkindir. Nitekim, Anayasa’nın 12. maddesine göre, herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Anayasa’nın 60. maddesinde ise, “herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. 2926 sayılı Yasa'nın 5. maddesinde de bu ilke aynen benimsenerek, 2. Madde kapsamına girenlerin onsekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacakları bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, belirtilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak, kişi bakımından sadece bir hak olmayıp, aynı zamanda bir yükümlülüktür (M.Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, 1985, sh. 90). Bu nedenle, sigortalılık hakkından feragat edilemez. Öte yandan Tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, başka bir sosyal güvenlik yasası kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde başka bir sosyal güvenlik yasası kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, başka bir sosyal güvenlik yasası kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve bu çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Mahkemece, davacının 28.5.1991 tarihinde prim borcunu ödememek için verdiği dilekçe gerekçe gösterilerek talebin reddine karar verilmiş ise de Sosyal Güvenlik hakkından feragat edilemez.Davacının bu dilekçesi sonuca etkili olmamakla mahkemece davacının davadaki talebi de gözetilerek tarım ... sigortalılık şartlarını taşıdığı ve 506 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı çalışmalarının bulunduğu 15.8.1987-31.12.1987 tarihleri arasında ki 71 gün, 15.2.1988-29.2.1988 tarihleri arasında ki 10 günlük süreler haricinde dava tarihine kadar döneme ilişkin istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu döneme ilişkin istemin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş; davacının 1.5.1987 tarihinde tarım ... sigortalılığının başladığı, 15.8.1987 tarihinde başlayan zorunlu SSK'lı çalışması nedeniyle 14.8.1987 tarihinde terkin edildiği, 1973 yılında başlayıp devam eden ve tarımsal faaliyetini kanıtlayan Ziraat Odası kaydının bulunmasına göre 506 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı çalışmalarının bulunduğu 15.8.1987-31.12.1987 tarihleri arasında ki 71 gün, 15.2.1988-29.2.1988 tarihleri arasında ki 10 günlük süreler haricinde dava tarihine kadar döneme ilişkin istemin kabul edilerek davacının bu dönemde 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/7302, K. 2011/11997, T. 01.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2010-7302-e-2011-11997-k-6683e1d6b2cb