Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/10419 E. 2025/7133 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10419
Karar No
2025/7133
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2075 E., 2024/2173 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum Aile Mahkemesi SAYISI : 2018/1009 E., 2021/460 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, maddî tazminat talebi hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığı kararı, manevî tazminat talebinin reddi, yoksulluk nafakası talebinin reddi ile tedbir nafakasının kaldırılması yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Taraflar arasında görülen boşanma davasının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda davalı kadının; kendisine para bırakıldığı halde evin zorunlu ihtiyaçları için alışveriş yapmadığı, evde yemek yapmadığı, evi temizlemediği, misafir yada davacının aile bireyleri eve geldiğinde ilgilenmeyerek başka odaya gittiği, yemek yapmayarak davacının annesinden yemek istediği, birlik görevlerini yerine getirmekte ihmalkar davrandığı, davacı eşine karşı ilgisiz davrandığı, fiili olarak ailesinin yanına gittikten sonra ortak konuta dönmediği, dönmek için çaba sarf etmediği, fiili olarak uzunca bir zamandır tarafların ayrı yaşadıkları, buna karşın davacı erkeğin ise evin geçim giderlerine katlanmasına rağmen evin zorunlu ihtiyaçlarını ve eksiklerini tamamlamadığı, davalı kadını davacının ailesinden zaruri ihtiyaçları istemeye zorunlu bıraktığı, davalıya ekonomik olarak destek olmadığı, bu suretle boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı kadının ağır; davacı erkeğin ise az kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın davalı kadın vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı kadın vekilince yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından her ne kadar İlk Derece Mahkemesince kadına "kendisine para bırakıldığı halde evin zorunlu ihtiyaçları için alışveriş yapmadığı, evde yemek yapmadığı ve yemek yapmayarak davacı erkeğin annesinden yemek istediği" vakıaları kusur olarak yüklenmiş ise de erkeğe kusur olarak yüklenen ve erkek tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışlar dikkate alındığında kusurların kendi içinde çeliştiği, erkek eşin eve bir şey almazsa kadının nasıl yemek yapacağı sorusuna cevap verilemediği, kadının başkasından yani kayınvalidesinden yemek istemeye mecbur bırakılmasının da rencide edici bir durum olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki Mahkemece kabul edilen ve istinaf edilmeyerek kesinleşen kusurları yanında davacı erkeğin ayrıca "kadını baba evine bırakıp müşterek konuta dönmesine engel olduğu" bu durumda kadına "fiili olarak ailesinin yanına gittikten sonra ortak konuta dönmeme ve dönmek için de çaba sarf etmeme" vakıalarının da kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda evin zorunlu ihtiyaçlarını, eksiklerini tamamlamayan, kadını, kendi ailesinden zaruri ihtiyaçları istemeye zorunlu bırakan, kadına ekonomik olarak destek olmayan ve kadını babaevine bırakıp müşterek konuta dönmesine mani olan erkek ağır, evi temizlemeyen, misafir ya da davacının aile bireyleri eve geldiğinde ilgilenmeyerek başka odaya giden, eşine karşı ilgisiz davranan kadının ise daha az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir. 3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür.Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı kadın yararına uygun miktarda manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 4.Boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Toplanan delillerden; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kusuru daha ağır olmayan kadının düzenli bir işi ve gelirinin olmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki "hakkaniyet ilkesi" de dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi gereğince uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 5.Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde kadın yararına ara kararla dava tarihinden itibaren hükmedilen tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle kaldırılmasına karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen manevî tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri ile tedbir nafakası yönünden davalı kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen manevî tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri ile tedbir nafakası yönünden davalı kadın yararına BOZULMASINA, 3.Davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/10419, K. 2025/7133, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2024-10419-e-2025-7133-k-e12d4e3b40a1