Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2013/37132 E. 2014/2093 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2013/37132
Karar No
2014/2093
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ...'nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/2, 522 ve 523. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/10/2000 tarihli ve 2000/1267-1637 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanıkların üzerine atılı suça ilişkin yargılama görev ve yetkisinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli Adana Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine ilişkin anılan Mahkemenin 02/05/2008 tarihli ve 2008/491-472 sayılı kararını müteakip, duruşma açılarak yapılan uyarlama yargılaması sonucunda zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle sanıklar hakkındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2009 tarihli ve 2008/747 esas, 2009/1135 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/12/2013 gün ve 2013/18195/73475 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2013 gün ve 2013/387558 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesine isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Adana 3.Sulh Ceza Mahkemesinin, 20.10.2000 gün ve 2000/1267-1637 sayılı mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra, uyarlama yargılaması sırasında, 5252 sayılı Yasanın 9/4.maddesine aykırı olarak dava zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle düşme kararı verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ADANA) 8. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 07.12.2009 gün ve 2008/747, 2009/1135 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2013/37132, K. 2014/2093, T. 29.01.2014, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2013-37132-e-2014-2093-k-0e1e8ba2e10b