Yargıtay · 19. Ceza Dairesi

Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2019/32835 E. 2020/2031 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
19. Ceza Dairesi
Esas No
2019/32835
Karar No
2020/2031
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I) Sanık hakkında 2014/542 esas sayılı, suç tarihi 03.10.2011 olan asıl dava dosyasından kurulan 2 numaralı hükme yönelik olarak yapılan incelemede, 5237 sayılı TCK'nin 44. maddesinde “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır” hükmüne yer verilmesi, bir fiilden kastedilenin sanığın hareket veya hareketlerinin bir sonucu elde etmeye (bir suçu işlemeye) yönelik olması, bu nedenle de fiilde birden fazla hareketin bulunabilmesi karşısında; kendine ait işyerinde 251 adet sahte bandrollü, 135 adet bandrolsüz, 147 adet de başka bir esere ait bandrol yapıştırılmış kitap bulundurduğu tespit edilen sanığın eyleminin TCK'nun 44. maddesi aracılığıyla 5846 sayılı Kanun'un 81/9. maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 71/1, 81/13. maddeleri uyarınca hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, II) Sanık hakkında birleştirilmesine karar verilen 2013/89 ile 2013/170 esas sayılı dava dosyasından kurulan hüküm ile sahte bandrol kullanma ve kabul etme suçundan kurulan 1 ve 3 numaralı mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı TCK'nin 44. maddesinde “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır” hükmüne yer verilmesi, bir fiilden kastedilenin sanıkların hareket veya hareketlerinin bir sonucu elde etmeye (bir suçu işlemeye) yönelik olması, bu nedenle de fiilde birden fazla hareketin bulunabilmesi karşısında; birleştirilmesine karar verilen 2013/89 esas sayılı dava dosyasında 579 adet sahte bandrollü kitap ile 663 adet kullanıma hazır sahte bandrol, birleştirilmesine karar verilen 2013/170 esas sayılı dava dosyası yönünden ise 109 adet bandrolsüz, 94 adet sahte bandrollü, 14 adet de başka bir esere ait bandrol yapıştırılmış kitap sattığı tespit edilen sanığın TCK'nin 44. maddesi aracılığıyla 5846 sayılı Kanun'un 81/9. ve TCK’nun 43/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine 5846 sayılı Kanun’un 71/1., 81/13, TCK’nun 43/1. maddeleri ile 5846 sayılı Kanun’un 81/9. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi, 2- Birleştirilmesine karar verilen 2013/89 esas ile 2013/170 esas sayılı dava dosyalarından kurulan hükümde, sanığın eylemi tek kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulandığı halde katılan ... lehine her bir eylem için ayrı ayrı olmak üzere iki vekalet ücretine hükmedilmesi, Kabule göre de; Sahte bandrol kullanma ve kabul etme suçundan kurulan hükümde, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, BOZULMASINA, yeniden yapılacak yargılamada CMUK’nin 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/32835, K. 2020/2031, T. 26.02.2020, www.arakarar.com/karar/yargitay-19-ceza-dairesi-2019-32835-e-2020-2031-k-69a346fc1358