Yargıtay · 19. Ceza Dairesi

Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2019/19345 E. 2019/11289 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
19. Ceza Dairesi
Esas No
2019/19345
Karar No
2019/11289
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Gerekçeli kararda temyiz süresinin hüküm yokluğunda verilenler için tebliğ tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi gerekirken kararın öğrenildiği tarihten itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle sanık yanıltıldığından Sanık ...’nin temyiz talebi süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Temel ceza üzerinden TCK’nin 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; hüküm tarihinden önce 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesinde değişiklik yapıldığı gözetilerek, sanığın kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticari maksatla bulundurmak eyleminden dolayı 5607 sayılı Kanun’un 3/10. maddesindeki “Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.” şeklindeki düzenlemeye göre 6545 sayılı Kanun ile değişik Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/5-10. maddeleri ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddelerinin ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi gerekirken, suça konu eşyalar fahiş değerde olmadığı halde 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesi gerekçe gösterilip ayrı ayrı uygulama yapılıp sonuçlar tespit edilmeden 5607 sayılı Kanun’un 6455 sayılı Kanunla değişik halinin lehe olduğunun kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, 3- Dosya kapsamındaki 30/04/2013 tarihli tutunaktan suça konu sigaraların 496 kartonunun imha edildiğinin anlaşılması karşısında alınan numunelerin müsaderesine karar verilmesi gerekirken tüm sigaraların müsaderesine karar verilmesi, 4- Bandrolsüz olduğu hususunda itiraz ve tereddüt bulunmayan sigaralar ile ilgili alınan bilirkişi raporuna dair ücretin sanık aleyhine yargılama giderine dahil edilmesi, Kanuna aykırı ve sanıkların ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, tebliğnameye aykırı olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/19345, K. 2019/11289, T. 16.09.2019, www.arakarar.com/karar/yargitay-19-ceza-dairesi-2019-19345-e-2019-11289-k-b530adbef5ab