Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2013/13521 E. 2013/13015 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 18. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/13521
- Karar No
- 2013/13015
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Dava konusu taşınmaz, üzerinde kat mülkiyeti kurulu anataşınmazın bağımsız bölümleridir. Tamamlanmış ve iskan edilmiş yapılarda da uygulanması gereken 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 46. maddesinin son fıkrasında, anataşınmazın arsası ile birlikte kamulaştırılması halinde her bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli, bağlantılı bulunduğu arsa payı ile eklentileri de gözönünde tutularak ayrı ayrı takdir olunacağı hükme bağlandığından, anataşınmazın arsasına 2942 sayılı Kanunun 11. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi gözönünde tutularak kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara, yapıya da aynı maddenin (h) bendi gereğince Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayımlanmış, kamulaştırma tarihindeki resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını gösteren listelere (yıpranma payı da düşülerek) göre değer verilip ayrıca (i) bendi uyarınca bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüler de dikkate alınarak kamulaştırma karşılığının yasal biçimde belirlenmesi gerektiğinden; açıklanan bu ilkeler doğrultusunda arsa ile anataşınmazın (ortak yerleri de içerir biçimde) değerleri hesaplandıktan sonra, arsa payına düşen miktarına göre bağımsız bölümün bedeli tespit edilir. Eğer o bağımsız bölümde değerini etkileyecek özellik ve nitelikte diğer bağımsız bölümlerden farklı ilaveler varsa, bunların da gözönünde tutulması gerekir. Yukarıda açıklanan hususlara göre, kamulaştırma bedelinin tespiti gerekirken, denetleme imkanı olmayacak şekilde soyut beyana dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması, 2-Bilirkişi kurulunca somut emsal alınan .... Mahallesi .... ada 14 parselin dava konusu taşınmazla karşılaştırılması sonucunda, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın aynı değerde olduğu kabul edilmiş ise de; 2942 Sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendi gereğince emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmaz ile emsalin karşılaştırılmasında gözönünde tutulması gerektiğinden, dava konusu taşınmazın ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin oranı ile bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişki giderilmelidir. Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen kayıtlara göre, dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas asgari m² değerinin emsal alınan taşınmazın asgari m² değerinden daha düşük olduğu anlaşılmıştır. Buna göre dava konusu taşınmazın en fazla emsal ile eşdeğer olduğunun tespiti gerekirken dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek vergi değerlerine ters düşecek şekilde yeterli, inandırıcı ve somut gerekçelere de dayandırılmayan rapora dayanılarak hüküm kurulmuş olması, 3-Aynı kamulaştırma nedeniyle aynı mahalledeki 1447 ada 24 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan ve karara bağlanıp Dairemizce incelenen Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/91 Esas- 2012/392 Karar (Dairenin 2013/9529 Esas- 2013/10514 Karar) sayılı dava dosyasında, aynı değerlendirme tarihi itibariyle 230 TL/m² değer tespit edilmiş olup, dava konusu taşınmazın bu taşınmazdan daha üstün özellikleri olduğuna ilişkin bir saptama yapılmadan m²'sinin 750 TL olarak belirlenmesi, 4-Mahkemece bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faiziyle davalıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, işlemiş faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiş olması, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 07.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.