Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2013/10074 E. 2013/16286 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
18. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10074
Karar No
2013/16286
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmaza davalı ... Belediyesince, kamulaştırma işlemi yapılmadan haksız olarak el konulduğunu, davalı belediyece fiilen park alanı olarak tanzim edilerek kamuya tahsis edildiğini böylece davacının taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını tamamen ortadan kaldırdığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedeli olarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 45.000 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Dosyanın incelenmesinde, davacının delilleri arasında ekspertiz raporu, İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2007/1331 takip sayılı icra dosyasındaki 26.07.2007 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın yeşil alan ve park haline getirilmiş olduğu açıklanmış, yargılama sırasında yerinde yapılan keşifte ise fiili el atmaya ilişkin bir gözlem belirtilmediği gibi bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın imar planında park alanına isabet ettiği açıklanmış taşınmaza fiili el atıldığına ilişkin bir tespit yapılmamıştır. Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm kısmında dava konusu taşınmazın imar planında park alanında kaldığı belirtilerek, fiilen el atılıp atılmadığı tespit edilmeden davanın kabulüne karar verilmiştir. Uygulama ve öğretide; kamu idarelerinin kamu hizmetlerinin yürütülmesi sırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekilde yaptıkları işlemlerin idari işlem, görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylem olarak tanımlanmaktadır. İdarenin icra yetkisini hukuka aykırı olarak kullanması olarak nitelendirilebilecek fiili el atma durumu söz konusu olmadığı hallerde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca tek yanlı idari işlemle düzenlenen imar planları ve bu planlara dayanılarak yapılan işlemlerin idari nitelik taşıdığı, söz konusu imar planlarının zamanında uygulamaya geçirilmemesi durumunun da idari eylem olarak kabulü gerekir. Yukarıda açıklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda, görev itirazında bulunulması ve olumlu görev uyuşmazlığı çıkması üzerine durum Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından değerlendirilmiş ve 09.04.2012 gün 2011/238E.–2012/63K. ve 2012/41 E- 2012/77 K. sayılı kararda fiili el atmanın bulunmadığı durumlarda idari yargı yerinin görevli bulunduğuna oybirliği ile karar verilmiştir. Ayrıca 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Geçici 6. maddesinin 10. fıkrasında da, “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 03.05.1985 tarihli 3194 sayılı İmar Kanunu'nda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir. Bu nedenle; öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığının anlaşılması yönünden dava konusu taşınmaza herhangi bir fiili el atma olup olmadığı yerinde tespit edilerek somut olayda fiili el atma mı hukuki el atma mı olduğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekir. Mahkemenin kabulünde olduğu gibi hukuki el atma var ise davacının mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel ve düzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu planda öngörülen kamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddi yerine eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/10074, K. 2013/16286, T. 25.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-18-hukuk-dairesi-2013-10074-e-2013-16286-k-a85c618f69ff