Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2012/14887 E. 2013/2435 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 18. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/14887
- Karar No
- 2013/2435
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Dava konusu taşınmaz, üzerinde kat mülkiyeti kurulu anataşınmazın bağımsız bölümleridir. Tamamlanmış ve iskan edilmiş yapılarda da uygulanması gereken 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 46. maddesinin son fıkrasında, anataşınmazın arsası ile birlikte kamulaştırılması halinde her bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli, bağlantılı bulunduğu arsa payı ile eklentileri de gözönünde tutularak ayrı ayrı takdir olunacağı hükme bağlandığından, anataşınmazın arsasına 2942 sayılı Kanunun 11. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi gözönünde tutularak kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara, yapıya da aynı maddenin (h) bendi gereğince Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayınlanmış, kamulaştırma tarihindeki resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını gösteren listelere (yıpranma payı da düşülerek) göre değer verilip ayrıca (i) bendi uyarınca bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüler de dikkate alınarak kamulaştırma karşılığının yasal biçimde belirlenmesi gerektiğinden; açıklanan bu ilkeler doğrultusunda arsa ile anataşınmazın (ortak yerleri de içerir biçimde) değerleri hesaplandıktan sonra, arsa payına düşen miktarına göre bağımsız bölümün bedeli tespit edilir. Eğer o bağımsız bölümde değerini etkileyecek özellik ve nitelikte diğer bağımsız bölümlerden farklı ilaveler varsa, bunların da gözönünde tutulması gerekir. Yukarıda açıklanan hususlara göre, kamulaştırma bedelinin tespiti gerekirken, denetleme imkanı olmayacak şekilde soyut beyana dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması, 2-Dosyada bulunan dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydında "Kentsel sit alanıdır." şerhi bulunduğu, Kahramanmaraş Belediyesi İmar Müdürlüğü'nün 06.01.2012 tarihli yazısında, dava konusu taşınmazın kentsel sit alanında kalmakta olduğu, bu hususun Koruma Bölge Kurulunun 30.04.2008 tarih ve 8/114 sayılı kararı ile onaylandığı belirtildiğine göre; taşınmazın üzerindeki kayıtların taşınmaza imar yönünden getirebileceği kısıtlamalar bulunup bulunmadığı araştırılarak herhangi bir kısıtlama bulunduğu takdirde bunun taşınmazın değeri üzerinde yaratacağı olumsuz etkinin oranı saptanıp bunun hesaplanacak taşınmaz değerinden düşülmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi kurulu raporu ile yetinilerek karar verilmesi, 3-Mahkemece bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin varsa bankadan çekilmesine kadar işlemiş mevduat faiziyle davalıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken işlemiş faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmesi, 4-Kamulaştırma sonrası yapılması öngörülen karo kaplama karşılığını tesbit edilen kamulaştırma bedeline ekleyen bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi, 5-Kamulaştırılmasına karar verilen dava konusu taşınmazların davacı idareye aidiyetine dair karar verilmemesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.