Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2012/2370 E. 2012/7372 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/2370
- Karar No
- 2012/7372
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, davalı ... ile hasar miktarı konusunda mutabakat sağlanamadığını ileri sürerek, 61.257,00 TL. tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, esas yönünden de hasarın teminat kapsamında olmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL.nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 1-)Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Somut uyuşmazlıkta; davaya konu sigortalı araç davacı tarafından Finansal Kiralama Sözleşmesi ile dava dışı Finansal Kiralama Şirketinden kiralanmıştır. ilke olarak TTK'nun 1269.maddesi gereğince sigorta aktini yaptıran kimsenin o malı sigorta ettirmekte para ile ölçülebilir bir menfaatinin olması gerekir. Bu anlamda sigortalı mal üzerinde menfaati bulunan davacının sigorta tazminatını istemeye hakkı bulunmakta ise de poliçede sigortalı olarak Finansal Kiralama Şirketi, sigorta ettiren olarakta davacı gösterilmiştir. Bu halde davacı ile dava dışı Finansal Kiralama Şirketi arasında düzenlenen sözleşmenin getirtilerek sözleşme hükümlerine göre davacının dava açmaya ve sigorta tazminatını tahsil etmeye yetkisi (aktif dava ehliyeti) olup olmadığının öncelikle belirlenmesi gerekirken bu hususun gözardı edilerek davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Kasko sigortalı araç üzerinde yapılmış olan ekspertiz incelemesinde aracın ağır hasarlı olduğu belirtilerek piyasa rayiç değeri ve sovtaj değeri belirtilmiş olmasına karşın, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda sadece aracın tamir bedeli yönünden inceleme yapılmış, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmış olmadığından bilirkişi raporu bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde, mahkemece dosyanın ... Üniversitesi veya Karayolları Fen Heyeti gibi kuruluşlardan oluşturulacak yeni bir bilirkişi kuruluna tevdii edilerek kaza tutanağı, ekspertiz raporu, fotoğraflar, hasar dosyasındaki bilgi ve belgeler, mevcut bilirkişi raporuna göre, aracın markası, modeli, yaşı v.s.gibi hususlar birlikte irdelenmek suretiyle, tamirinin ekonomik olup olmadığı, değilse; kazadan önceki 2.el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki sovtaj (hurda) değerinin ve buna göre araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının belirlenmesi yönünden, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık rapor alınması, raporlar arasında meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kabule göre; sigortalı aracın 108.273,00 TL. bedel üzerinden kasko sigorta örtüsü altına alınmış olduğu gözetilmeden, aynı poliçe üzerindeki İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasının teminat limiti 20.000,00 TL.nın kasko sigorta limiti gibi değerlendirilmesi de isabetli değildir. SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ve davacıya geri verilmesine 5.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.