Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2011/5962 E. 2012/1548 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/5962
- Karar No
- 2012/1548
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı ve davalı ... vekilince istenmiş, davacı vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 14.2.2012 salı günü davalı ... vekili Av. ... geldi. Diğer davalılar ve davacı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı ... vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili asıl ve birleşen davada, davalı borçlular ... Dış Tic. ve Ayakkabı San. Ltd. Şti. ve ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını ileri sürerek borçluların, dava konusu taşınmazlarını davalı ...’ye satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı borçlular, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, taşınmazların satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmadığı ve davalı ...’nin diğer dava- lıların ödeme güçlüğü içinde olduğunu bilebilecek durumda olduğuna ilişkin iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, Dava, İİK.nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nin 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir ( Y.H.G.K.25.11.1987 tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı ). Somut olayda yapılan satışlarda tapudaki satış bedeli ile taşınmazların tasarruf tarihindeki gerçek değerleri karşılaştırıldığında bedel farkının bulunmadığı gibi aksine takyidatlarla birlikte davalı ... açısından taşınmazların maliyeti gerçek değerlerin de üzerindedir. Mahkemece davalı ...’nin diğer davalıların ödeme güçlüğü içinde olduğunu bilebilecek durumda olduğuna ilişkin iddianın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Davalı ... vekili tarafından cevap dilekçesinde, aşamalarda ve temyiz dilekçesine verdiği cevabında dava konusu dükkanlarla ilgili olarak davalı borçlular ile yapılan 07/08/2007 tarihli ön protokol sonrası 500.000 TL ödeme yapıldığı satış için 10/08/2007 tarihinde tapuya gidildiği zaman 163.500 TL ve 148.000 TL miktarlı yeni hacizlerin konulduğunu belirterek dükkanların satıldığını ancak yapılan ödemeler ve dükkanlar üzerindeki bir kısmı eski bir kısmı yeni hacizleri dikkate alıp davalı ...’in de iknası ile diğer dava konusu iki adet daireyi de satın aldığını belirtmiştir. Yapılan açıklamalara göre davalı ..., yaptığı ödemeleri ve takyidatları dikkate aldığında, dükkanları satın almış olmasına rağmen davalı borçludan alacaklı hale gelmiştir. Bu durumda davalı ...’nin, dava konusu dükkanları aldıktan sonra borçlunun takyidatları kaldıramaması ya da davacı vekilinin iddia ettiği şekilde başka taşınmazlarına kaydıramaması neticesi ödeme güçlüğü içinde olduğunu bilebilecek durumda olup olmadığının mahkemece yeterince araştırılıp değerlendirildiği söylenemez. Davalı ...'nin anlatımlarına göre mahkeme tarafından İİK’nin 279/I-2 maddesi kapsamında diğer bir anlatımla alacaklı durumda olan davalı ...’nin alacağına mahsuben dava konusu meskenleri alıp almadığı hususu da irdelenmemiştir. Bundan dolayı tapu kayıtları ile davalı ... vekilinin açıklamalarındaki taşınmazların satış tarihlerine ilişkin çelişkiler giderilmeli ve davalı ...’nin satışların yapıldığı sırada İİK’nin 280/I kapsamında değerlendirilebilecek durumda olup olmadığı dahi incelenmelidir. Yetersiz inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. 2-Dava konusu taşınmazlardan dükkanların dava dışı bankaların alacakları nedeniyle takibe konu edildiği ve takip sonunda taşınmaların ihale yolu ile satıldığı mahkemece kabul edildiği halde yapılan satışlara ilişkin ihalelerin kesinleşip kesinleşmediği, taşınmazların son durumunu gösteren tapu kayıtları da getirtilerek araştırılmadan bu taşınmazlar açısından davanın konusuz kalıp kalmadığı belirlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması da isabetli değildir. 3-Kabule göre de tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücretinin takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu taşınmazların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir. Dava konusu olayda hem birleşen dava hem asıl dava yönünden değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi de yanlıştır. SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığını, 900.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ye verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı ...'ye geri verilmesine 14.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.