Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2011/25 E. 2011/847 K. – İstihkak

Konu: İstihkak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/25
Karar No
2011/847
Karar Tarihi
Konu
İstihkak

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (alacaklı) vekili, davalı borçlu aleyhine Tirebolu İcra Müdürlüğünün 2008/52 Esas sayılı dosyasından yapılan takipte, borçlu şirkete ait işyerinde uygulanan 14.4.2008 tarihli haciz sırasında, davalı 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile mahcuzların borçluya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı 3.kişi ve borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, toplanan delillere göre; davalı borçlu şirket ile 3.kişi şirket arasında fiili ve hukuki bir bağın sözkonusu olmadığı, davacı tarafın iddiasının soyut iddia mahiyetinde kaldığı, aksinin davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davacı alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın 3.kişi elinde haczedilmesi üzerine 3.kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunmasıdır. 3.kişi tüzel kişi ise, tüzel kişilik adına istihkak iddiası tüzel kişiyi temsile yetkili organca ileri sürülebilir.Tüzel kişiyi temsile yetkili olmayan kişinin, haczedilen malın şirkete ait olduğu yolundaki açıklamaları şirket adına yapılmış geçerli bir istihkak iddiası sayılamaz. Somut olayda, dava konusu 14.4.2008 tarihinde yapılan haciz sırasında veya hacizden itibaren İİK’nun 96/3.maddesinde belirtilen 7 günlük sürede, davalı 3.kişi şirket yetkilileri tarafından yapılmış usule uygun bir istihkak iddiasının bulunmadığı, istihkak iddiasında bulunan şahsın işyerinde çalışan sıfatında olması nedeniyle, bu iddiayı ileri sürme yetkisi olmadığından, alacaklı tarafından açılan istihkak davasının ön koşul yokluğu nedeniyle reddi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, alacaklı tarafından açılan davanın ön koşulu bulunmadığından, sonuç olarak davanın reddi kararı isabetli olup, davacı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA ve 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 140.maddesi gereğince davacı alacaklıdan alınmamasına 7.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/25, K. 2011/847, T. 07.02.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-17-hukuk-dairesi-2011-25-e-2011-847-k-026ea2f73382