Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2007/2298 E. 2007/1921 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2007/2298
- Karar No
- 2007/1921
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR :1)..., 2) ... Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, davalılardan ...’in müvekkili bankaya olan 16.195.259.513 TL ve 8.649.001.689 TL borcu nedeniyle ayrı ayrı yapılan icra takiplerinde borçlunun 1.900.000.000 TL değerinde menkul malının haczedildiğini, bunun dışında haczi kabil malı bulunamadığını ancak İstanbul ili Maltepe ilçesinde bulunan 14 nolu parseldeki 20/200 payının 15.9.2003 tarihinde 23.500.000.000 TL’ye diğer davalı ...’a alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla satmış olduğunu öne sürerek yapılan bu satış işleminin iptalini talep etmiştir. Davalılardan ... alım satımın gerçek değer üzerinden yapıldığını, davalılar arasında akrabalık veya arkadaşlık ilişkisinin bulunmadığını, borçlu davalının başka bir malının olup olmadığının araştırılmadığını bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Dava İİK'nun 277. ve devam eden maddelerinden kaynaklanan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satış değeri ile gerçek değeri arasında fahiş bir fark bulunması nedeniyle İİK'nun 278/2 maddesi uyarınca tasarrufun iptaline karar verilmiş isede varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. İİK'nun 278 maddesi 2. fıkrasının 2. bendi hükmünde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin (tasarrufların) bağışlama niteliğinde olduğuna yer verilmiştir. somut olayda satış işleminin (tasarrufun) iptali istenen taşınmazın tapudaki satış bedeli 23.500.000.000 TL gösterilmiş olmasına karşın bilirkişilerce taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri 40.000.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Yerleşik ve devamlılık arzeden yargısal uygulamalara göre edimler arasında fahiş farkın kabulü için taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin tapuda gösterilen satış bedelinin bir misli ve daha fazla olması gerekir. Somut olayda bu şart gerçekleşmemiştir. Diğer yandan İİK'nun 280. maddesinde sözü edildiği gibi davalılar arasında akrabalık, yakın arkadaşlık ticaret ortaklığı ve bunun sonucu olarak davalıların alacaklıyı ızrar kastıyla hileli tasarrufta bulundukları da ileri sürülüp kanıtlanmamıştır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Davalılardan ...'ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden dolayı BOZULMASINA 4.6.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.