Yargıtay · 16. Hukuk Dairesi
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2008/9017 E. 2009/44 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/9017
- Karar No
- 2009/44
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ADANA 5. İCRA MAHKEMESİ Alacaklısından mal kaçırmak kasdiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar ... ve ...(...)’nın ayrı ayrı İİK’nun 331, TCK’nun 50/1-a maddeleri gereğince 3 ay hapis ve 2.400.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanıklar vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan İİK’nun 331. maddesinde belirlenen suçun müeyyidesinin alt haddinin 6 ay hapis cezası olmasına rağmen mahkemece temel cezanın 3 ay hapis cezası olarak belirlenmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Suça konu icra takip dosyasında borçlu olan sanık Süleyman Çelikkaya hakkında şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiği, 5237 sayılı TCK’nun 73/5.maddesi gereğince Süleyman Çelikkaya hakkındaki vazgeçmenin suçun iştirak halinde işlenmiş olması nedeniyle diğer sanıklar ... ve ...(...)’yı da kapsayacağının gözetilmemesi, Kabule göre de; Sanıklara isnat edilen suç, İİK’nun 331.maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre: "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü karşısında; Asıl borçlu ...’nın, hakkında 20.7.2006 tarihinde başlatılan icra takibinden kısa süre önce 3.2.2006 tarihinde eşi ... (...)'dan anlaşmalı boşanmak için dava açıp 8.2.2006 tarihinde boşanmalarına karar verilip, kararın aynı gün kesinleştirildiği, işyerini de oğlu sanık ...'ya devrettiği ileri sürülmüş ise de, işyerinin asıl borçlu ... tarafından devredilip devredilmediği araştırılmadan hüküm kurulması doğru değildir. Öncelikle sanık ...'nın işyerini nasıl açtığı, işyerini babası ...dan devraldığının belirlenmesi halinde bu devir işleminin alacaklıyı zarara sokmak kasdiyle yapılıp yapılmadığı, diğer taraftan anlaşmalı boşanmaya rağmen Süleyman ile Zehra Macit'in aynı evde yaşamaya devam edip etmedikleri yönünde zabıta araştırması yaptırılmadan eksik inceleme ile sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 12.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.