Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2013/18128 E. 2013/13834 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2013/18128
Karar No
2013/13834
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. 5237 sayılı TCK'nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez,şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir. Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır.5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka,48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı,kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler,bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır. Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır. Somut olayda; ...'ya ait olduğu anlaşılan taşınmazın üzerinde kat irtifakı oluşturulduğu, oluşturulan kat irtifaklı taşınmazın 60 payının tasarrufu için...'ye vekalet verildiği, bu vekaletnameye dayanarak tasarrufta bulunduğu ve kat irtifaklı tapular düzenlendiği, sanık ...'ın almış olduğu 9 adet kat irtifak tapusu ile Türkiye ... Bankası ... Şubesine ve ... Metropol Şubesine kredi başvurularında bulunduğu ve sanığın kullandığı yapı kullanım izin belgelerinin kat irtifatı kurulan ... Sitesine ait inşaatı tamamlanmış bağımsız bölümler gösterilmek suretiyle yapı kullanım izin belgelerinin gerçeğe aykırı olarak kullanıldığı, bu suretle sanık ...'ın Türkiye ... Bankası ... Şubesinde gerçeğe aykırı belge kullanmak suretiyle toplam 769.393,43 TL lik krediyi sahibi ve yetkili müdür olduğu ... Otomotiv İnş. Nak. Tem. Mad. Paz. İhr. Tic. San. Tld. Şti. ve ... taşımacılık Pazarlama San. Ltd. Şti ve kendi adına işlem yapmak suretiyle kullandığı, aynı şekilde ... A.Ş Metropol Şubesi'nden de 120.000 TL'lik konut kredisi sağladığı, sanık ...'in ise ... A.Ş Metropol Şubesinde ...'nin... vekili sıfatı ile ... Kasabası 171 ada 2 parsel ... Sitesi C Blok 9. Kat 17 nolu taşınmazda 47.500 TL gerçeğe aykırı kredi temin ettiği ve sanık ...'in ... Metropol Şubesine sunduğu Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Sicil Tastiknamesinin sahte olduğunun anlaşıldığı, böylece sanık ...'ın 9 ayrı taşınmaz ile ilgili kredi başvurusunda bulunarak bunlardan 8 tanesini ... Bankası ... Şubesinde, 1 tanesini de ... Metropol Şubesinden gerçekleştirmek suretiyle bankalarda daha önce de oluşturduğu güveni kullanarak kredi başvurusunda bulunduğu ve bankaya ibraz ettiği yapı kullanma izni belgesinde tahrifat yapmak suretiyle ve tapu kayıtlarındaki taşınmaz bilgilerine benzer bilgilere sahip başka bir taşınmazı göstererek ilgilileri yanıltmak suretiyle kredi başvurusunun kabulünü sağlayarak kendisi ve sahibi ve ortağı olduğu şirketler adına yukarıda belirtildiği şekilde, alınan bilirkişi raporuna göre 800.240,00 TL, ... Metropol şubesinden ise toplam 120.000 TL'lik konut kredisi sağlamak suretiyle, sanık ...'in ise ... Metropol şubesinden alacağı 47.500 TL'lik kredi için başvuru sırasında bankaya sunduğu Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Sicil Tastiknamesinin ilgili kurumdan alınan yazıya istinaden kurum tarafından düzenlenmediği belirtildiğinden kurum dışında tamamı sahte olarak düzenlendikten sonra sanık tarafından kredi talebinde kullanıldığı ve bu suretle toplam 47.500 TL gerçeğe aykırı kredi temin ettiği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir, 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olup olmadığına bakılacaktır. Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli değil ise, 5 ila 5.000 tam gün arasında TCK'nın 61. maddesi hükmü göz önünde bulundurularak takdir edilen gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise;o takdirde tespit olunacak temel gün,suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde para cezası tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ... müdafii ve sanık ...’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/18128, K. 2013/13834, T. 24.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2013-18128-e-2013-13834-k-c7a7018e5624