Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/22774 E. 2013/5884 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2011/22774
Karar No
2013/5884

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma ... Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Somut olayda; sanığın, sahibi olduğu galeriye katılanın haricen satın aldığı ... plakalı otomobilini satması için bıraktığı ve aracı bu şekilde teslim aldığı, katılanın 22/01/2008 tarihinde aracın kendisine iade edilmesini istediğinde aracın satılmadığını söylediği, daha sonraki zamanlarda ise satıldığını ve parasının kendisinde olduğunu ve işlerinin sıkışıklığı sebebi ile veremediğini ancak vereceğini beyan etmesine karşın katılanın en son gittiğinde aracını ve parasını vermeyeceğini söylediği şeklinde gerçekleşen eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan "5237 sayılı TCK'nın 155/2, 52/2.maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 250 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL'den olmak üzere 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ifadelerinin yerine "5237 sayılı TCK'nın 155/2.maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına", aynı yasanın 52/2.maddeleri gereğince verilen 5 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL'den olmak üzere sonuç olarak 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/22774, K. 2013/5884, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2011-22774-e-2013-5884-k-f0f81e34a4bb