Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/14160 E. 2012/38923 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2011/14160
Karar No
2012/38923
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Gerekçeli kararın başlık bölümünde suç yeri gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK' nın 232/2-c maddesine aykırı davranılmış ise de bu hususun mahallinde ilavesi mümkün olduğundan; suçtan zarar gören ve yargılama aşamasında katılan sıfatını alan ...' in gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; katılan ve sanığın akraba oldukları, 24/07/2006 tarihinde birlikte ... Şubesine gittikleri ve burada katılanın, açtırdığı hesaba 4,000 TL para yatırdığı, işlemler sırasında katılana yardımcı olan sanığın bir şekilde katılanın kimlik fotokopisini ele geçirdiği ve kendi resmini yapıştırarak oluşturduğu sahte kimlik fotokopisi ile suç tarihinde aynı bankanın ... Şubesine giderek katılanın hesabında bulunan paranın 3.800 TL' sini çektiği şeklinde gerçekleşin olayda, bankanın maddi bir varlığının kullanılmaması ve ödeme vasıtası olması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK'nın 157.maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/14160, K. 2012/38923, T. 12.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2011-14160-e-2012-38923-k-7478008b3b73