Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2009/2643 E. 2009/8379 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/2643
- Karar No
- 2009/8379
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile eğitimini tamamlamasını müteakip kaptan pilot olarak çalışması için kokpit personeli çalışma sözleşmesi yaptıklarını, sözleşme gereği davalıya tüm masraflar davacı tarafça karşılanmak üzere yurtdışında özel eğitim aldırıldığını, üç yıl içinde haklı bir neden olmaksızın işten ayrılması halinde hiçbir itirazda bulunmaksızın her yılın karşılığı 9.000 Euro olmak üzere 27.000 Euro ödemeyi kabul ettiğini, davalının 2.12.2005 tarihi itibariyle haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini belirterek, fazla hakları saklı kalarak 27.000 Euro cezai şartın akdin feshi tarihinden itibaren en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, ... akdini haklı nedenlerle feshettiğini, tazminat ödemekle yükümlü olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacı şirket tarafından davalıya verilen eğitim giderleri toplamı 12.417 YTL.nin dava traihinden ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı ile davalı arasında 1.2.2005-31.12.2005 dönemi için kokpit porsoneli sözleşmesi yapıldığı, davacının davalıya simülatör eğitimi vermeyi taahhüt ettiği, davalının üç yıl içinde haklı bir neden olmaksızın işten ayrılması halinde işverene her yılın karşılığı 9.000 Euro olmak üzere toplam 27.000 Euro ödemeyi kabul ettiği, ancak tamamlanmış hizmet yılına tekabül eden yıl karşılığı 9.000 Euronun tazminattan düşüleceğinin ve tarafların sözleşmesinin bitiminden 15 gün önce yazılı bildirimde bulunmak koşulu ile sözleşmeyi feshedebileceğinin kararlaştırıldığı, davacının davalıya simülatör eğitimi verdiği, davalının 3 yıllık süre dolmadan 2.12.2005 tarihi itibariyle sözleşmeyi haksız feshettiği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu hususlar mahkemenin de kabulündedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4/c maddesindeki "Tip eğitimi şirket tarafından yaptırılmış kokpit personeli simülatör eğitimi başlangıç tarihinden itibaren 3 yıl içinde haklı bir neden olmaksızın işinden ayrılması halinde hiçbir itirazda bulunmaksızın işveren'e her yılın karşılığı 9.000 Euro olmak üzere toplam 27.000 Euroya bir defada peşin olarak ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. Ancak; tamamlamış olduğu hizmet yılına tekabül eden yıl karşılığı miktar (9.000 Euro) toplam tazminattan düşecektir." şeklindeki düzenleme BK. 158.maddesi gereği seçimlik cezai şart niteliğindedir. Seçimlik cezai şartta alacaklı ya sözleşmedeki edimin ifasını, yada onun yerine kararlaştırılan ceza-i şartın ödenmesini isteyebilir. Davacı, bu uyuşmazlıkta ceza-i şart olarak kararlaştırılan 27.000 Euronun tahsilini istemiştir. Kural olarak sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde taraflar ceza-i şart miktarını tayinde serbesttir. Ancak BK. 161/son maddesi gereğince hakim fahiş olan ceza-i şart miktarını indirmekle yükümlüdür. Bu konuda tarafların talepte bulunmasına gerek yoktur. Mahkemece, davalıya verilen eğitim bedelleri toplamı üzerinden dava kabul edilmişse de, sözleşmede öngörülen ve davacının talep ettiği 27.000 Euro ceza-i şart olup , hakimin BK. 161/son maddesi gereğince ceza-i şartın indirim yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa bunun miktarı konusunda bir değerlendirme yapması gerekir. Hakim ceza koşulunun fahiş olup olmadığını değerlendirirken, tarafların ekonomik durumları, asil olarak borçlunun ödeme gücü; alacaklının, kendisine asıl borcun ifasındaki yararı ile ceza-i şart ödenmesi halindeki yararı arasında makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılmasından dolayı alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ölçü alınıp ceza-i şart miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak saptanmalıdır. Hakimin bu kuralları uygularken kullanacağı takdir hakkının Yargıtay denetimine elverişli olması gerekir. Aşırılığın belirlenmesinde ceza-i şart borcun yerine getirilmesi için 2009/2643-8379 davalı üzerinde bir baskı yaptığı da gözetilip böyle bir baskının ortadan kaldırılması sonucunu doğuracak şekilde aşırı indirimden kaçınmalıdır. Bu durumda yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ceza-i şartın fahiş olup olmadığı, indirim gerekip gerekmediği, fahiş ise ne oranda indirim yapılması gerektiği saptanıp, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı ve davalı lehine BOZULMASINA, 144,40 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 170,00 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 18.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.