Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2007/14758 E. 2008/5085 K.
Konu: Sözleşmenin Feshi, Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2007/14758
- Karar No
- 2008/5085
- Karar Tarihi
- Konu
- Sözleşmenin Feshi, Tazminat
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ... San. Tic. A.Ş avukatınca duruşmalı davalı ... ve davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ... ile davacı vekili avukat ... ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı,davalı ... A.Ş. ile 25.1.1994 tarihli devre tatil sözleşmesi ile 25.1.1994 - 31.12.2024 tarihleri arasında 30 yıl süre ile devre tatil yapılmasının kararlaştırıldığını ve 19.522 DM ödeyerek satın aldığını ve 2004 tarihine kadar devre tatil hakkını kullandığını,tesisin işletmesinin 1999 yılında diğer davalı ... AŞ.ye kira sözleşmesi ile devredildiğini,bu davalının yıllık bakım bedeli talep ederek devre tatil hakkını kullandırdığı halde,8.7.2003 tarihinde tesisin bulunduğu taşınmazın üst hakkını,önceki üst ... sahibi olan ... AŞ.’nin ... AŞ ile yaptığı kira sözleşmesi şerhleri ile devraldığını ve 5.yıldızlı tatil köyü haline getirdiğini,kira sözleşmesi süresince devre tatil hakkını kullandırdığını ancak kira sözleşmesinin süresinin bitmesi,devre tatil sözleşmesinin tarafı olmamasını gerekçe göstererek 2004 yılından itibaren tatil hakkını kullandırtmadığını bildirerek 2004 yılı tatil 2007/14758-2008/5085 bedeli ile manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de sözleşmenin iptali ile 2004 yılında kullandırılmayan tatil bedeli olarak 1.924 YTL ile bakiye yıllara ait tatil hakkının kullandırılmayacak olması nedeniyle 14.205 YTL maddi tazminatın ve 5000 YTL manevi tazminatın zarar tarihinden itibaren reeskont faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Turizm İşletmeleri A.Ş, tesisin diğer davalı tarafından kira sözleşmesine istinaden işletildiğini, bilahere üst hakkının devralındığını, kendilerinin sorumluluğu kalmadığını,kaldı ki devre tatil sözleşmesini dava dışı EDT şirketi namına imzaladıkları için kendilerine husumet düşmeyeceğini savunmuş,diğer davalı ... AŞ devre tatil sözleşmesinin tarafı olmadıklarını,daha önce kira sözleşmesine istinaden devre tatil hakkını kullandırdığını,üst hakkını devralarak burada tesisi inşaa ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında düzenlenen devre tatil sözleşmesinin feshine, davacının yararlanamadığı 2004 yılı devre tatil bedeli olan 1.924 YTL ile E-22/24 nolu daire bakımından bakiye 20 yıllık sürenin karşılığı olan 14.905 YTL olmak üzere toplam 16.129 YTL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... Turizm AŞ tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, 2004 yılı devre tatil hakkını kullanmak üzere yıllık bakım ücretinin davalılarca kabul edilmediğini, ihtarına da cevap verilmediğini belirterek, sözleşmenin feshi ile haksız fesih nedeniyle tatil ... kullandırılmayan sözleşmenin kalan süresi için maddi manevi tazminat istemi ile eldeki davayı açmıştır.Mahkemece sözleşmenin feshi nedeni ile davacının ileriye yönelik kullanamayacağı yıllar için uzman bilirkişice devre tatil hakkının tanındığı tatil köyü ile aynı düzeyde başka bir tatil yerinde, sözleşmede tanınan haklar çerçevesinde tatil yapmanın gerektireceği masraflar hesap edilerek bulunan iskontolu hesap yöntemiyle belirlenen miktarın ödetilmesine karar verilmiş ise de davacının devre tatil sözleşmesini yaptığı 25.1.1994 tarihinde devre tatil bedelini 19.522 DM olarak ödediği taraflar arasında tartışmasızdır.İadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi menfaatler dengesine uygun olacaktır. Aksi takdirde kısmi iade durumu oluşacak, iade dışındaki miktar iade borçlusu yedinde haksız miktar olarak kalacak, davalının sözleşmeden ... yükümlülüklerinin yerine getirmekten kaçınmalarına neden olacaktır. Bunun aksi bir durumu ise, iade alacaklısının haksız zenginleşmesine neden olacaktır. Ancak somut olayda taraflar sözleşmeyi yaparken döviz üzerinde yaptıklarına göre dövizin TL karşısındaki değer kazanmasının taraflarca bilindiği ve ilerideki bir fesih durumunda tarafların paranın enflasyonist etkenler nedeniyle değer kaybetme olasılığına karşı tedbir almayı hedeflediklerini kabul etmek gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece fesih tarihinden itibaren davacının devre tatil olarak yararlanamadığı süre ile önceki dönemlerde yararlandığı sürelerin tespit edilmesi, davacının ödediği tüm bedelin ileriye yönelik kullanılmayan sürelere tekabül eden döviz bedeli oranının belirlenerek kalan yıllar için bu bedelin ne kadar olduğunun hesaplanması ile belirlenecek döviz cinsinden bedelin talebin TL olduğu dikkate alınarak dava tarihindeki TL karşılığına hükmedilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Birinci bent gereğince temyiz eden davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hükmün davalılar yararına, BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde davalılara iadesine, 10.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.