Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2009/2182 E. 2009/8290 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/2182
- Karar No
- 2009/8290
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, dava dışı bankadan 17.700 Euro kredi çekip, bu paranın tamamını davalıya borç olarak verdiğini, karşılığında her biri 300 Euro meblağlı 59 adet senet aldığını, davalının vadesi gelen senet bedellerini ödemediğini ileri sürerek 17.700 Euronun kredinin çekildiği tarihten itibaren işlemiş faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, çekilen kredinin kendisini ilgilendirmediğini, vadesi gelmemiş bonolar yönünden talepte bulunulamayacağını, vadesi gelenler yönünden de dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, vadesi gelmemiş senetler yönünden talepte bulunulamıyacağı, dava tarihi itibariyle 7 adet senedin muaccel olduğu, TTK 637/2 maddesi kapsamında davacının işlemiş faiz isteyemeyeceği gerekçe gösterilerek 2.100 Euronun (fiili ödeme günündeki YTL karşılığının) dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davaya konu senetlerin bono vasfında olduğu, bu senetlerden 7 adedinin dava tarihi itibariyle vadelerinin dolduğu halde bedellerinin ödenmediği mahkemeninde kabulündedir. Bu durumda hüküm altına alınan her bir senet yönünden vade tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemiş olması usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 maddesi hükmü gereğidir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin 3.satırındaki (dava 8.10.2007 tarihinden) söz ve rakamlarının çıkarılmasına yerine "20.3.2007 vade tarihli ve 300 Euro meblağlı senet için 20.3.2007 tarihinden, 20.4.2007 vade tarihli ve 300 Euro meblağlı senet için 20.4.2007 tarihinden, 20.5.2007 vade tarihli ve 300 Euro meblağlı senet için 20.5.2007 tarihinden, 20.6.2007 vade tarihli ve 300 Euro meblağlı senet için 20.6.2007 tarihinden, 20.7.2007 vade tarihli ve 300 Euro meblağlı senet için 20.7.2007 tarihinden, 20.8.8.2007 vade tarihli ve 300 Euro meblağlı senet için 20.8.2007 tarihinden, 20.9.2007 vade tarihli ve 300 Euro meblağlı senet için 20.9.2007 tarihinden itibaren faiz uygulanmak ve bu tarihlerden) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 16.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.