Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2008/267 E. 2008/5967 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/267
- Karar No
- 2008/5967
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı hakkında 8.6.2006 ödeme tarihli 11.542.00 YTL bedelli makbuza dayanarak icra takibi başlattığını, davalının imzaya itiraz etmeksizin borca itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar varilmesini istemiştir. Davalı, 8.6.2006 ödeme tarihli 11.542.00 YTL bedelli makbuz karşılığı bedeli ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 8.6.2006 vade tarihli belgeye dayanarak 11.542.00 YTL'nin tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle bu davayı açmıştır. Davacının dayandığı belgede, davalının ... ...'ye 11.542.00 YTL ödeyeceği belirlenmiştir. Belge davalı tarafından kabul edilmiş, ancak borcunu ödediğini savunmuş, buna ilişkin olarak da PTT vasıtasıyla paraların gönderildiğine dair belgeleri ibraz etmiştir. Bu belgelere karşı davacı, parayı aldığını ancak yapılan ödemelerin davalıyla aralarında olan canlı hayvan satışından ... alacağına karşılık yapıldığını ileri sürmüştür. Öyle olunca davada ispat külfetini kendi üzerine almıştır. Davalıdan tahsil ettiği paraların davalının başka bir borcuna karşılık aldığını davacının ispat etmesi gerekir. İspat yükünün davacıya düştüğünü hakim belirtmeden, kendisine ispat yükü düşmeyen davalının davacıya yemin teklif etmesi hukuki sonuç doğurmaz. Bu husus Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarının da gereğidir. Hukuk Genel Kurulu'nun 30.10.1991 gün ve 1991/11-384 esas 1991/543 karar sayılı kararında "davada kendisine yükümlülüğü düşmeyen tarafın yemin deliline başvurmasının gereksiz bir işlem olduğu" vurgulanmıştır. Öyle olunca mahkemenin ispat külfetinin davacıya düştüğü gözardı edilerek, davalının icapsız olarak teklif ettiği yeminin davacı tarafından eda edilmesine itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.