Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2008/15423 E. 2009/5080 K. – İstirdat

Konu: İstirdat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/15423
Karar No
2009/5080
Karar Tarihi
Konu
İstirdat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, dava dışı Cumali Genç’in kredi kartı sözleşmesinin kefili olduğunu, sözleşmede kefalet limiti 250 YTL olarak gösterilmesine rağmen davalının kendisine karşı 1.434 YTL üzerinden takip başlattığını, neticede icra dosyasına 4.370 YTL ödemek durumunda kaldığını ileri sürerek fazladan ödenen 3.433.68 YTL nın istirdadına %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının borcun tamamından sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazladan tahsil edilen 2.984.83 YTL nın tahsiline, davalının asıl alacağın %40 oranında tazminata mahkumiyetine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle mahkeme kararın karar başlığına ‘’Tüketici Mahkemesi’’ ibaresinin yazılmamış olması, maddi hataya dayalı olup, mahalli mahkemesince düzeltilmesinin her zaman mümkün bulunmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-İİK'nun 72/5 maddesi hükmünce menfi tespit davası borçlu lehine hükme bağlanırsa, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun anlaşılması durumunda talep üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın, alacaklıdan tahsiline karar verilir. Somut 2008/15423-2009/5080 olayda davalının yaptığı icra takibinde kötü niyetli olduğu ispat edilememiştir. Hal böyle olunca davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temiyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin karadan tamamen çıkarılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 14.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/15423, K. 2009/5080, T. 14.04.2009, www.arakarar.com/karar/yargitay-13-hukuk-dairesi-2008-15423-e-2009-5080-k-df9fd612bf4c