Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2006/6269 E. 2006/9532 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2006/6269
- Karar No
- 2006/9532
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalıların murisi ... ...’dan 11.7.1985 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi 1816 parsel numaralı taşınmazın 3000 m2'lik kısmını satın alıp bedeli olan 1.000.000 Tl. bedeli ödediğini, Ferağın verilmemesi üzerine açtığı tapu iptal tescil davasının reddedildiğini belirterek taşınmazın dava tarihindeki değerinden fazlası saklı kalmak üzere 1.000.000.000 Tl.nın tahsilini istemiştir. Davalı ..., davanın zamanaşımına uğradığını, aynı konuda açılmış tazminat davasının da reddedildiğini savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, aynı konuda daha önce açılan davanın redle sonuçlanıp kesinleştiği gerekçesiyle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davalıların murisi ... ...’nun 11.7.1985 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile 1816 parsel numaralı taşınmazın 3000 m2 lik kısmını davacıya satarak bedeli olan 1.000.000 Tl.nı aldığı uyuşmazlık konusu değildir. Ferağın verilmemesi üzerine davacının 19.3.1992 tarihinde dava açarak tapu iptal tescil, olmaz ise tazminat talebinde bulunduğu, mahkemece yapılan yargılama sonunda bu dava ile de tazminat talebi olmayacağı ve diğer gerekçelerle davanın reddine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kesinleşen bahsi geçen dava dosyasında, davacı kendisine satışı vaad edilen taşınmazın sözleşmede belirtilen miktardan daha az olduğu gerekçesiyle tapu iptal tescil olmaz ise tazminat talebinde bulunmuş olup, 12.11.1993 tarihli duruşmada davacı vekilinin de taşınmazın tamamına yönelik tazminat talebinde bulunduğuna dair bir beyanıda bulunmamaktadır. Bahsi geçen mahkeme kararında da davacının tapu iptal ve tescil talebinde bulunamayacağı belirtilerek bu dava ile birlikte tazminat talebinde bulunulamayacağı, bir başka deyişle tapu iptal ve tescil davası ile tazminat talebinin aynı davada ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Tazminat talebi usulen reddedilmiştir. Bu itibarla mahkemenin red gerekçesi olarak belirttiği kesin hüküm dava konusu olayda gerçekleşmemiştir. Mahkemece değinilen bu hususlar gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken kesin hükmün varlığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.