Yargıtay · 13. Ceza Dairesi

Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2011/35596 E. 2013/8560 K. – Hırsızlık Ve

Konu: Hırsızlık Ve Konut Dokunulmazlığını İhlal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
13. Ceza Dairesi
Esas No
2011/35596
Karar No
2013/8560
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık Ve Konut Dokunulmazlığını İhlal

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: A-Sanığın müşteki ...’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları nedeniyle hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 116/2 maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2 maddelerinde belirtilen 4 yıllık asli dava zamanaşımının, karar tarihi olan 11.11.2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, B- Sanığın müşteki ...'e yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, müşteki ...'e yönelik suç tarihinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi yerinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, suça sürüklenen çocuğun çaldığı eşyaları hakimiyet alanına geçirdikten sonra ve kolluk görevlilerince, kesintisiz takip olmaksızın yakalandığının anlaşılması karşısında; eylemin tamamladığı düşünülmeden, teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun, suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11/1. maddesi gereğince, aynı Yasanın 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden; somut olayda ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet kararı kurulan suça sürüklenen çocuk hakkında, anılan Yasanın 5. maddesinde yazılı danışmanlık ve eğitim tedbirine hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'na göre danışmanlık ve eğitim tedbirinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/35596, K. 2013/8560, T. 26.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-13-ceza-dairesi-2011-35596-e-2013-8560-k-f3df14485342