Yargıtay · 13. Ceza Dairesi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2011/33870 E. 2013/8242 K.
Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Verme, İşyeri Dokunulmazlığını İhlal
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/33870
- Karar No
- 2013/8242
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Mala Zarar Verme, İşyeri Dokunulmazlığını İhlal
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: A-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Suça sürüklenen çocuklar hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması ve iddianame içeriğine göre, mala zarar verme suçundan zamanaşımı içerisinde karar verilmesi olanaklı kabul edilmiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “146,16 TL yargılama giderinin sanıklardan müteselsilen tahsiline” cümlesi çıkartılarak, yerine her üç sanık için ortak yapılan 146,16 TL yargılama giderinden, 48,72 TL’sı yargılama giderinin suça sürüklenen çocuk ... ve 48,72 TL’sı yargılama giderinin de suça sürüklenen çocuk ...’den alınmasına” cümlesi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B-Sanık ... hakkında hırsızlık, mala zarar vermek ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.10.2012 gün, 2012/405 esas ve 2012/1802 sayılı kararında vurgulandığı üzere, Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2007 tarihli iddianamesinde, sanığın müştekiye ait işyerine korkuluk demiri ve camı kırıp işyerinin içerisine girerek hırsızlık yaptığının belirtilmesi karşısında; tebliğnamedeki işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5271 sayılı CMK’nın 147 ve 191. maddelerine aykırı olarak sanığın sorgusu yapılmadan hükümlülüğüne karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2- Kabule göre de; a- 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrasına göre, uzun süreli hapis cezası ertelenenler hakkında, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen hak yoksunluğunun ancak kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından uygulanamayacağının gözetilmemesi, b- Önceden verdikleri karar uyarınca sanığın müştekiye ait işyerine girdiği sırada diğer suça sürüklenen çocuklar ... ve ...’in sanığın eylemine gözcü olarak doğrudan katıldığı ve bu şekilde hırsızlık suçunu gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi uygulanmayarak sonuçta eksik cezaya hükmedilmesi, c- 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanığın yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de payına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.