Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/951 E. 2025/4823 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/951
Karar No
2025/4823
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İlamlı icra takibinde borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takibe dayanak ilamda davacı olarak yer alan ...’ın taşınmazını 10.11.2023 tarihinde üçüncü kişiye sattığından alacaklı sıfatının kalmadığını, ilama dayalı kal ve eski hale getirme talebinde bulunamayacağını, ilamda belirtilen alacağın mülkiyet hakkına bağlı olarak sürdürülebileceği, taşınmazın maliki olmayan ...’ın eski hale getirmesini ileri süremeyeceğini, takip hakkının bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece dosya üzerinden yapılan değerlendirme sonrasında, takip dayanağı ilamın hüküm kısmının aynen infazı zorunlu olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği İlk Derece Mahkemesi kararına karşı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine hükmolunduğu görülmektedir. 6100 sayılı HMK'nın 367/2. maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. İlam bir bütün olup, ilamda yer alan eklentiler de aynı kurala tâbidir. İlamda yer alan tüm alacak kalemlerinin ilamın kesinleştiği tarihte muaccel hale geleceği belirgin olmakla, ilam kesinleşmeden, eklentilerin ayrıca takibe konu edilmeleri de söz konusu olamayacaktır. Bu kalemlerin kesinleşmesi ve infazı, ancak bir bütün olarak ilamın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. Dolayısıyla, ilamın esasına ilişkin hüküm kesinleşmeden, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm bölümü de infaz ve icra takibine konu edilemez(HGK'nın 5.10.2005 T., 2005/12-534 E.-2005/554 K.) Somut olayda; takibe dayanak Bodrum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/106 Esas 2020/439 Karar sayılı 25.06.2020 tarihli kararında davacı ... davalı ... olduğu hükümde ‘‘davanın kabulü ile ; davalının Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mah. ... Mevkii, ... ada, 5 parselde kayıtlı davaya konu 10 ve 11 nolu bağımsızların (D4 ve DS nolu dükkanlar) arka cephesinde her iki bağımsızı kapsayacak şekilde davalı tarafından imal edilen 1,50x5,50 m=8,25m2'lik alanın kal'i ile eski hale getirilmesine, ortak alana yapılan müdahalenin bu şeklide önlenmesine" karar verildiği, kararın 13.11.2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Başlatılan Bodrum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2024/2216 Esas sayılı ilamlı takibin tarihinin 11.03.2024 , alacaklının ... olduğu takipte kal ve eski hale getirme yanında toplam 4.779,31 TL ilam vekalet ücreti ve yargılama giderinin takibe konulduğu, ilama konu taşınmazların malik ... tarafından 10.11.2023 tarihinde ...’ a satıldığı anlaşılmıştır. İlamlı icraya başvurma hakkı, ilam ve ilam niteliğindeki belge lehine olan, yani ilama veya ilam niteliğindeki belgeye göre alacaklı olan kişiye (ilam alacaklısına) aittir. İlam alacaklısı, ilam konusu alacağı yada malı başkasına devretmişse, ilamlı takip yapma yetkisi, ilam konusu alacağı veya malı devralmış olana (cüz’i halefe) aittir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, sayfa: 773) Bu haliyle ilam, taşınmazın aynına ilişkin olup, kesinleşmeden takibe konu edilemez, ilamın kesinleştiği anlaşılmıştır. Kal ile eski hale getirilmesi, gayrimenkulün aynına tabi alacaklar olduğundan, gayrimenkul takipten önce tapuda 13.11.2023 tarihinde 3. kişiye devredildiğinden ilam alacaklısının yeni malik olduğu, eski hale getirme ve kal istemi hakkının yeni malike geçtiğinin kabulü gerekir, bu sebeple taşınmazı devreden eski malikin takip hakkı bulunmamaktadır. O halde, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda borçlunun kal ve eski hale getirilmesi yönünden şikayetinin kabulü ile takibin bu alacaklar yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince verilen şikayetin reddine ilişkin karar ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nn 373/1. maddesi uyarınca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 12. Hukuk Dairesinin 29.11.2024 tarih ve 2024/1006 E. - 2024/3204 K. sayılı kararının, (KALDIRILMASINA), Bodrum 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 25.03.2024 tarih ve 2024/169 E. - 2024/155 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/951, K. 2025/4823, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-951-e-2025-4823-k-bbddbb8d8dc4