Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3625 E. 2025/4567 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3625
Karar No
2025/4567
Karar Tarihi

Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Ankara 2. İcra Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2017/579 Esas, 2018/588 Sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 05.05.2025 gün ve 94660652-105-06-13317-2024-KYB sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2025 gün ve KYB-2025/57085 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; 2004 sayılı Kanun’un "Borçlunun ödeme şartını ihlâli hâlinde ceza" başlıklı 340. maddesinin "111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlâl eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez." şeklindeki düzenlemesi ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 06.10.2020 tarihli ve 2020/4680 Esas, 2020/8149 Sayılı ilâmında yer alan, " ... aynı taahhütname nedeniyle sanık hakkında tekrar 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilemeyeceği gerekçesiyle ... kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden ... sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA ... " şeklindeki açıklamaları nazara alındığında, Borçlu sanığın Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/16881 Esas sayılı icra takip dosyasında, 18.08.2017 tarihli taahhütname ile borcunu 10.09.2017 tarihinde başlayacak şekilde 12 taksit halinde ödemeyi taahhüt ettiği, borçlunun bir kısım taksitlerini taahhütnamede öngörülen sürelerde ödememesi nedeniyle alacaklı vekili tarafından yapılan şikâyet üzerine, borçlunun anılan suçtan Ankara 2. İcra Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2017/579 Esas, 2018/588 Sayılı kararıyla 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan cezayı 09.09.2018 tarihinde infaz ettiği anlaşılmış olup, İnceleme konusu dosyanın da aynı borca ve taahhütnameye ilişkin olduğu, aynı taahhütname nedeniyle sanık hakkında tekrar 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Dosya kapsamına göre, anılan ihbarnamede Ankara 2. İcra Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2017/579 Esas, 2018/588 Sayılı kararıyla hükmedilen 3 aya kadar tazyik hapsi cezasının 09.09.2018 tarihinde infaz edildiği belirtilmiş ise de; dosya içeriğinde mevcut bilgi ve belgelere göre, 09.09.2018 tarihinde infaz edilen tazyik hapsi cezasının Ankara 2. İcra Ceza Mahkemesinin 02.02.2018 tarihli ve 2017/498 Esas, 2018/44 Sayılı kararı olduğu ve ihbarnamede infaz edildiği belirtilen Ankara 2. İcra Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2017/579 Esas, 2018/588 Sayılı kararının kanun yararına bozma konusu edilen dosya olduğu anlaşılmış olup, bu kapsamda yapılan incelemede, borçlu sanığın Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/16881 Esas sayılı icra takip dosyasında, 18.08.2017 tarihli taahhütname ile verdiği taahhüdün ikinci taksitini öngörülen sürede ödememesi nedeniyle alacaklı vekili tarafından yapılan şikâyet üzerine, borçlunun anılan suçtan Ankara 2. İcra Ceza Mahkemesinin 02.02.2018 tarihli ve 2017/498 Esas, 2018/44 Sayılı kararıyla 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın kesinleşmesini müteakip infaza başlandığı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı İcra İlamat Bürosunun 25.09.2018 tarihli ve 2018/943 nolu yazısına göre infazın tamamlanarak 09.09.2018 tarihinde tahliye edildiği ve sanığın tazyik hapsinin tamamını infaz ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında aynı ödeme taahhüdü nedeniyle yapılan ikinci şikâyet nedeniyle mahkemesince önceden verilen tazyik hapsi kararının tamamının infaz edildiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği açıklanan gerekçe uyarınca yerinde görüldüğünden, Ankara 2. İcra Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2017/579 Esas, 2018/588 Sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında borçlunun ödeme şartını ihlâli eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında verilen tazyik hapsi infaz edilmekte ise derhal salıverilmesine, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden, "Sanık ...'ın üzerine atılı borçlunun ödeme şartını ihlâli suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle CMK’nun 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE," "Yargılama giderinin müşteki üzerinde bırakılmasına," Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/3625, K. 2025/4567, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-3625-e-2025-4567-k-2e35d8fccb69