Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2024/2636 E. 2024/7739 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2636
- Karar No
- 2024/7739
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Alacaklı ... ... A.Ş. vekili ile borçlu ..... Un Bakliyat Gıda Ltd.Şti. vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Borçlu ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde ise; Sair temyiz sebepleri yerinde değil ise de; Alacaklı şirket tarafından borçlular aleyhine bono alacağına dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlu keşideci şirket ve aval verenin icra mahkemesine başvurusunda; sair itiraz ve şikayetleri ile birlikte, takibe dayanak senedin teminat olarak verildiğini ve imzanın da borçlulara ait olmadığını dolayısı ile anılan senedin bu haliyle kambiyo senedi vasfını kaybettiğini ileri sürerek takibin iptali talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince; davacının takibin iptali davasının reddine ve yasal şartları oluşmadığından tazminata ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, borçlular vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı borçlu şirket yönünden istinaf başvurusu yerinde görülmemekle birlikte gerekçede ve hükümde hata edildiğinden, davacı ...’ın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine davacı borçlu şirketin davasının süre yönünden reddine, davacı ...’ın borca itirazının kabulü ile itiraza konu takibin işbu borçlu yönünden durdurulmasına, şartları bulunmadığından davacı ... lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. 6361 sayılı Finansal Kiralama, ... ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9. maddesinde ... şirketlerinin yapamayacağı işlemler hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 9/2. maddesine göre; "... şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok ... şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz." düzenlemesi yer almaktadır. 04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ... İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesinde ise; "Faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde, alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi veya diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir. Kuruluş tarafından kullanılan ... programları bu uyumu gözetecek ve uyumsuzluk söz konusu olduğunda işlem yapılmasına olanak vermeyecek şekilde yapılandırılır" şeklinde düzenleme getirilmiş olup buna göre ... şirketlerinin 6361 sayılı Yasanın 9/2. maddesine ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8/1. maddesi hükümlerine uygun olarak temlik almadıkları kambiyo senetlerinde yetkili hamil olamayacakları anlaşılmaktadır. Yine ... şirketlerinin müşterilerinden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belge ile ilişkili olmayan kambiyo senedi alabilecekleri de Yönetmeliğin 8/3. maddesinde hükme bağlanmış ancak bu nitelikteki senetlerin tahsil edilebilmesi için bir takım koşulların mevcudiyeti aranmıştır. Somut olayda, alacaklı ... şirketi tarafından takibe konu senedin, taraflar arasında imzalanmış olan 30.12.2022 tarihli ... sözleşmesi nedeniyle verildiği yönünde beyanda bulunulmuştur. Bu durumda, alacaklı ... şirketi, takip dayanağı senedin ... sözleşmesi nedeniyle verildiğini ileri sürdüğüne göre, 6361 sayılı Finansal Kiralama, ... ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesi ve ... İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesi uyarınca senet yönünden alacağını ve yetkili hamil olup olmadığını fatura ile tevsik etmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca, takibe konu edilen senedin tahsile konulabilmesi için yukarıda bahsi geçen kanun ve yönetmelikte yazılı koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının yargılamayı gerektirdiği açıktır. Öte yandan, İİK'nın 170/a-2. maddesi gereğince; icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re'sen inceleyerek takibin iptaline karar verebilir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, ... İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 8/1. maddesinde öngörülen şartın gerçekleşip gerçekleşmediği dolayısı ile alacaklının yetkili hamil olup olmadığı, alacağın miktarı ve tahsilinin gerekip gerekmediği hususları yargılamayı gerektirdiğinden istemin kısmen kabulü ile borçlu ... lehine İİK'nın 170/a-2. maddesi uyarınca anılan takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, anılan tüm bu hususların yargılamayı gerektirdiği gözardı edilerek davacı ...’ın borca itirazının kabulü ile anılan borçlu yönünden takibin durdurulması isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 28.02.2024 tarih ve 2024/75 E.-2024/357 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik ESAS NO : 2024/2636 İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca re'sen BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.