Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/1664 E. 2023/2608 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1664
- Karar No
- 2023/2608
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkilinin elindeki mallara haciz konulduğunu, İİK'nın 99. maddesinin uygulanması gerektiğini, uzmanlık gerektiren bir alanda icra müdürünün bilirkişi olmaksızın değer tespiti yaptığını, mahcuzların değerini düşük takdir ettiğinden fazla mal haczettiğini, haciz masrafı olan yediemin ücreti yatırılmadığından gereği gibi muhafaza işleminin yapılmadığını belirterek, icra memurunun haciz işleminin kanuna aykırı olduğuna ve işlemin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, haciz tutanağının iptaline ilişkin talebi ile ilgili olarak şikayetin kısmen kabulüne,16.10.2014 ve 10.02.2015 tarihlerinde yapılan haciz işlemlerinin iptaline karar verildiği, kararın davalı alacaklı tarafından temyizi üzerine 8. Hukuk Dairesince ;.... sadece İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet hakkında bir karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği, dava dilekçesinde yukarıda özetlendiği şekilde ve yine davacı vekilinin duruşmadaki beyanında taleplerin açıkça belirtildiği, herhangi bir terditli talepten bahsedilmediği, şikayet konusu yapılan, İİK'nın 99. maddesi gereğince işlem yapılması yönünde karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, haciz işleminin iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulduğu, mahkemece, 11.02.2021 tarihli celsede bozma ilamına uyulduğu ve ödeme nedeni ile haczin kalktığı ve haczin kalkması nedeni ile İİK 99 maddesine ilişkin şikayetin konusu kalmadığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Tarafların sair temyiz itirazları yerinde değilse de; Bilindiği üzere; mahkemeler, Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmasına karar verdikleri takdirde, artık uyma kararı ile bağlıdırlar. Bozma kararına uygun yeni bir karar vermek zorundadırlar. Bozmaya uyma kararı ile bozma yararına olan taraf için usule ilişkin kazanılmış hak doğmuştur. Takip dayanağı ilamın Yargıtay incelemesi sonucu bozulması karşısında Mahkemenin “ davanın konusuz kaldığına“ ilişkin gerekçesi yerinde olduğundan, davacı/borçlunun esasa ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, Mahkemenin gerekçesi dahi açıklanmayan “davacının şikayetinde haklı görülmediği“ şeklindeki kanaati yerinde değildir. O halde mahkemece, bozmaya uyulmakla üçüncü kişinin lehine doğan usuli kazanılmış hak göz ardı edilmek suretiyle, davacı üçüncü kişinin dava tarihi itibarı ile şikayetinde haklı olduğu hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamından anlaşıldığı halde davacının yaptığı yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ve karar-ilam harcının davalıya yükletilmesi gerekirken, Mahkemece gerekçesi dahi açıklanmadan, kanaate dayalı olarak davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması ve davacının davalının yaptığı yargılama giderlerinden sorumlu tutulup, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle hükmün İİK'nın 366 ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.04.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. HK/S.A.