Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/10632 E. 2024/6190 K.

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/10632
Karar No
2024/6190
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/524 E., 2016/163 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebebi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 07:30 sıralarında, 0,57 promil alkollü vaziyette olan sanık sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile meskun mahal dışında, bölünmüş yolda seyri sırasında geldiği olay mahalli yol bölümünde, sevk ve idare hatasıyla ters yönde ilerlerken direksiyon hakimiyetini kaybederek önce orta refüj bariyerlerine sonrasında, yolun sağındaki bariyerlere çarpıp durmasıyla, ön koltukta yolcu olarak bulunan ...'ın araç dışına fırlayıp öldüğü, sanığın bizzat kendi savunmasına göre kazadan önce uyuya kaldığı, uyandığında ters yöne girdiğini fark ettiği ve ani fren neticesinde aracın kontrolden çıktığı nazara alındığında; sanığın uykusuz ve 0,57 promil alkollü iken ters yönde aracı kullanması ve aracın hakimiyetini kaybetmesi sonucu kazanın meydana geldiğnini anlaşılmasıyla; eylemin bilinçli taksir ile gerçekleştirdiği, ayrıca mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 01.02.2016 tarihli raporuna göre, sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun kabul edildiği ve Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Olay günü saat 07:30 sıralarında, sanık sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile meskun mahal dışında, bölünmüş yolda seyri sırasında geldiği olay mahalli yol bölümünde, sevk ve idare hatasıyla ters yönde ilerlerken direksiyon hakimiyetini kaybederek önce orta refüj bariyerlerine sonrasında, yolun sağındaki bariyerlere çarpıp durmasıyla, ön koltukta yolcu olarak bulunan ...'ın araç dışına fırlayıp öldüğü, kazadan yaklaşık 22 dakika sonra alkolmetre ile yapılan ölçüm sonucuna göre 0,57 promil, kazadan yaklaşık 1 saat 15 dakika sonra alınan doktor raporuna göre de 0,59 promil alkollü vaziyette olduğu; Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği ve Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulünün gerekeceği; sanığın kazadan yaklaşık 1 saat 15 dakika sonra alınan doktor raporuna göre 0,59 promil alkollü vaziyette olduğu dikkate alındığında, olay anında yaklaşık 0,77 promil alkollü olduğu anlaşılan sanığın savunmasının aksine, almış olduğu alkolün verdiği etki ile emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak olmasına rağmen araç kullandığına dair dosyaya yansıyan ve itibar edilir nitelikte bir delil bulunmadığı ancak sanığın bizzat kendi savunmasına göre kazadan önce uyuya kaldığı, uyandığında ters yöne girdiğini fark ettiği ve ani fren neticesinde aracın kontrolden çıktığı nazara alındığında; kaza anında sanığın uyuya kaldığı ve ters yönde seyir halinde olduğu anlaşılmakla; sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamede bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/10632, K. 2024/6190, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-10632-e-2024-6190-k-13a2e6c097bf