Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2011/9160 E. 2012/17694 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2011/9160
Karar No
2012/17694
Karar Tarihi

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Hüküm : 5271 sayılı CMK'nın 223/2 maddesi uyarınca Beraat

2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan vekilinin mahkemeye ibraz ettiği dilekçede Kültür ve Turizm Bakanlığı adına davaya katılma isteminde bulunması ve katılma kararının, katılma dilekçesine atıfla verilmesi karşısında, tebliğnamede, hazinenin müdahilliğine karar verilmesi nedeniyle bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. 1- Sanık ...'un beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre, inşaat ve hafriyat işi ile uğraşan sanık ...'nin, yanında çalışan sanıklar ... ve ... ile birlikte olay yerine gittiği, petrol ve doğal gaz mühendisi olan sanık ...'nun da savunmasına göre, sanık ... ile yaptığı anlaşma nedeniyle olay yerinde bulunduğu, bu sanıkların olay yerindeki varlıklarını birbiriyle bağlantılı olarak savunmalarında ifade ettikleri, ancak hiçbirinin sanık ...'u tanıdığına dair bir beyanı olmadığı gibi aşamalardaki savunmalarında sanık ...'un savunmasının aksine bir açıklamada bulunmadıkları anlaşılmakla, bu sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup, tebliğnamedeki (1) numaralı bozma görüşüne sanık ... yönünden iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, eksik incelemeye dayanılarak karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık ...'un beraatine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 2- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nin beraatlerine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Olay yerinde 12/10/2006 tarihinde yapılan keşif sonrası jeoloji mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, sanıklarca açılmış olan çukurların şekil ve konumları ile olay yerinin 50 m batısında DSİ'nin faal halde bulunan su kanaletinin varlığı karşısında, suça konu çukurların sulama amaçlı açılmamış olduğunun belirtildiği, 10/05/2007 tarihinde yapılan keşif sonrası başka bir jeoloji mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise, yöredeki sulamanın DSİ kanaletleri dışında adi kuyular ve sondaj kuyuları ile yapıldığının, incelenen kuyuların sulama amaçlı olarak açılmış olduğunun belirtildiği, sanıklarca kazı yapılan yerin sanık ...'nin de hissedarı olduğu ve bu bakımdan özelliklerini bildiği bir yer olup farklı arkeolog bilirkişilerce 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliği taşıdığının tespit edildiği, daha sonra da Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 27/02/2008 tarih ve 3565 sayılı kararı ile kazı yapılan bölgenin 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiği anlaşılmakla, jeoloji mühendisi bilirkişilerce düzenlenen raporlar arasındaki çelişki giderilerek, sanıkların olay yerinde kazı faaliyetinde bulunma amaçlarının her türlü şüpheden uzak biçimde tespit edilmesi, yine sanıklardan ele geçirilen cihazların münhasıran define arama işinde kullanılıp kullanılamayacağı ve su çıkarma işine elverişli olup olmadığı hususunun araştırılması ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin, kazı yapılan yerin sit alanı olmadığı, sanıkların define aradıklarına dair delil elde edilemediği gerekçeleriyle beraatlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2011/9160, K. 2012/17694, T. 13.07.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2011-9160-e-2012-17694-k-f41fe30173b3