Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/786 E. 2025/5369 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/786
- Karar No
- 2025/5369
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1841 Esas, 2024/1628 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/397 E., 2021/91 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... Tavukçuluk Gıda ve Yem San. Tic. A.Ş. arasında imzalanan 10.06.2014 tarihli kredi sözleşmesini davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, ilgililere gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan ilamsız takibe davalıların itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, müvekkillerinin kefaletinin geçerli olmadığını, müvekkillerinin takip alacaklısına borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile dava dışı şirket arasında arasında imzalanan 10.06.2014 tarihli 6.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesini davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalılardan ... ve ...'un şirket ortağı olduğu, davalı ...'un ise sözleşme tarihinde bekar olması nedeniyle eş rızası bulunmasa da kefalet sözleşmelerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 584. maddesine uygun düzenlenlenmekle geçerli olduğu, sözleşme uyarınca, dava dışı şirkete taksitli ticari kredi, nakdi ticari kredi kullandırıldığı, teminat mektubu verildiği, çek karneleri teslim edildiği, bilirkişi marifetiyle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre takip tarihi itibariyle alacak miktarının hesaplandığı, davacının gayri nakdi alacağının dayanağı çeklerin basım tarihleri, teslim bordroları, çek numaraları sunulmadığından çek depo bedeli yönünden itirazın iptali talebinin reddi gerektiği, icra inkâr tazminatı şartları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafça talep edilen çek depo bedellerine yönelik çek basım tarihleri, çek teslim bordroları ve çek seri numaralarını bildirmek üzere davacı vekiline kesin süre verildiği ve usulüne uygun ihtarat yapıldığı yine bu konuda davacı bankaya müzekkere yazıldığı, ancak davacı ve vekili tarafından istenilen bilgi ve belgelerin ibraz edilmediği, İlk Derece Mahkemesi tarafından dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından çeklerin bordroları ve teslim tarihleri belirli olmadığından depo talebinin uygun olmadığı yönünde 19.11.2020 tarihli ek rapor düzenlendiği, taraf vekillerine ek raporun tebliğ edildiği, davacı tarafından ek rapora itiraz edilmediği, bu hususun davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu, son celsede davacı vekili tarafından mevcut delil durumuna göre karar verilsin şeklinde beyanda bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul, yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.