Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2036 E. 2025/6217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2036
- Karar No
- 2025/6217
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/533 Esas, 2024/753 Karar HÜKÜM : Asıl davanın kabulüne, birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin 2007 yılından itibaren %49 hisseli ortağı olduğunu, iki ortaklı şirketin geri kalan hissesinin sahibi ...'in 15.03.2010 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirket müdürü olarak atandığını, şirketin Aralık 2010 tarihinden beri kâr payı dağıtımı yapmadığı gibi şirket müdürünce şirketin faaliyetleri hakkında kendisine bilgi verilmediğini, şirketin adresinin sahte imzalarla değiştirildiğini, şirket müdürünün kendisine verilen yetkiyi kötüye kullandığını, yapılan ihtarlara cevap vermediğini ileri sürerek şirket müdürünün azline, şirketin yurt içi ve yurt dışı tüm mal varlıkları, sözleşme ve ihale bedeli alacakları banka hesapları, alacak ve borçları tespit edilmek suretiyle müvekkilinin hissesine düşen değerlerin verilmesine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 5 51... . maddeleri gereğince müvekkilinin şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiş, 18.01.2022 tarihli dilekçe ile dava değerini 93.769,60 TL olarak ıslah etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının şirket müdürlüğü görevinden azline, müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına, şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiş, 06.02.2013 tarihli dilekçesi ve 18.06.2013 tarihli celsedeki beyanıyla taleplerini şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve birleşen dava yönünden ise davalının şirket müdürlüğü görevinden azledilmesi olarak sınırladıklarını belirtmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, mahkemenin 2014/670 E., 2018/68 K. sayılı ilamı ile birleşen dava yönünden verilen kararın kesinleştiği, asıl davada, davalı şirketin şirket merkezinde ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir faaliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 177. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan düzenleme ve davacının ıslah talebini içeren dilekçesinin söz konusu Kanun değişikliği tarihinden sonra olması birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafa 6100 sayılı Kanun'un 181. maddesi gereğince ıslah harcını yatırması için süre verildiği, ıslah harcı yatırılmış olmakla talep gibi davacının davalı şirketin ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL çıkma payı alacağının bozma ilamının davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine göre çıkma payının en yakın tarihine ilişkin hesaplanan ve davanın ilk kabul karar tarihi olan 01.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle asıl davada; davanın kabulüne, davacının davalı ... . San. Ltd. Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL çıkma payı alacağının karar tarihi olan 01.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl davada şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve çıkma payı alacağının tespiti, birleşen davada davalının şirket müdürlüğü görevinden azli istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Asıl davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davalı şirkete yükletilmesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.