Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4315 E. 2025/4317 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4315
Karar No
2025/4317
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1106 Esas, 2022/238 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İlk Derece Mahkeme kararı, davacı vekili ile Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.06.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat .. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı kardeşi .... ile birlikte davalı nezdinde 44186-100 no.lu anapara korumalı %12 faiz getirili fon hesabı sahibi olduklarını, bu hesaba kardeşi ...ile birlikte 21.06 2013 tarihinde 20.000,00 TL, 11.09.2013 tarihinde 65.000,00 TL, 13.09.2013 tarihinde 160.000,00 TL, 04.11.2013 tarihinde 65.000,00 TL, 16.07.2014 tarihinde 90.000,00 TL, 19.11.2014 tarihinde 37.000,00 TL, 24.11.2014 tarihinde 22.000,00 TL, 05.01.2015 tarihinde 430.000,00 TL ve 19.01.2015 tarihinde 638.092,00 TL EFT ve/veya nakit ödeme makbuzu mukabili yatırdıklarını, belirtilen hesap müvekkilinin kardeşi ile müşterek olduğundan, dava konusu edilen ve harca esas müddeabihin bu ve devamı tutarların yarısını oluşturduğunu, zaman zaman havale/EFT yoluyla veya nakit para çekilişlerinin de bulunduğunu, müvekkilinin 2015 yılı Mart ayında Yunan Konsolosluğuna vize başvurusu için Türkiye'deki mevduatlarını gösterir belge istendiğini, müvekkilinin 31.03.2015 tarihi itibarı ile davalı nezdinde 452.999,00 TL mevduatının bulunduğunu gösterir belge verildiğini, müvekkilinin 2015 yılı Mayıs ayında davalının .. şubesinde bir takım yolsuzluklar yapıldığına ilişkin haberleri görmesi üzerine, hesabındaki paranın faizi ile birlikte ödenmesini talep etmesine rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkilince icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra yasal itiraz süresi içerisinde icra dosyasına 78.066,44 TL ödediğini, bakiye 374.932,56 TL'lik borca itiraz ettiğini, dava açılmadan önce davalı ile görüşmelerin devam ettiğini, 21.08.2015 tarihinde davalının müvekkiline 30.000,00 TL daha ödemede bulunduğunu, ödenmeyen alacağının 344.932,56 TL kaldığını, davalı vekili icra takibine itirazında şirket çalışanı dava dışı ...'in usulsüz işlemleri nedeniyle başlatılan ceza soruşturmasında tutuklandığını, davalının sorumlu olmadığını ileri sürmekte ise de davalının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 116. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, müvekkilinin anılan personel ile işlemlerini davalıya duyulan güven nedeniyle gerçekleştirdiğini, müvekkiline ...@...bank.com.tr hesabıyla e-postalar gönderildiğini, ... Bank kaşeli-antetli yazılar verildiğini, yıllık %12 faiz oranının tarafların serbest iradesi ile belirlendiğini ileri sürerek davalının icra takibine itirazının 374.932,56 TL'lik kısmının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ferileri ile birlikte devamına, davalının takibe itirazından sonra 21.08.2015 tarihinde müvekkiline yaptığı 30.000,00 TL'lik ödeme de nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin müşterilerinin şikayeti üzerine şirket çalışanı ...hakkında .. Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmanın başlatıldığını, anlan kişinin tutuklandığını, davaya konu 144186 no.lu hesabın davacı ile dava dışı ...'in birlikte açtıkları ortak hesap olduğunu, ...'in yazıların içeriğini ve tutarları değiştirip, davacı ve hesap ortağı ...'e sahte imza ve kaşeli yazıları verdiğini, bu yazıların müvekkilini bağlamadığını, müvekkilinin, müşterilerin talebi üzerine davacı ve kardeşi ...'in ortak hesabı olan 144186 no.lu hesap ile ...'in tek başına açtığı 144009 no.lu hesabı davacının talebi ve varılan mutabakat nedeniyle her zaman ortak bir çatı altında değerlendirdiğini, müvekkilince icra takibine itiraz edilirken de 144186 no.lu hesap ile 144009 no.lu hesabın birlikte değerlendirildiğini, 144186 no.lu hesaptaki 162.087,00 TL müşteri alacağının, 144009 no.lu hesaba dahil edildiğini ve 144009 no.lu hesabın incelemesi sonucunda davacı ve kardeşi ...'in toplam alacağının 156.132,87 TL olduğunun belirlendiğini, ortak hesabın yarısı olan 78.066,44 TL'nin davacıya borç olarak kabul edildiğini ve icra takibinde bakiye 374.932,56 TL'ye ferileriyle birlikte itiraz edildiğini, davacı ve hesap sahibi diğer aile üyeleriyle müvekkili arasında görüşmeler başladığını, bu görüşmelerde, davacı ve ...'in ortak hesabı olan 144186 no.lu hesap ile ...'in tek başına açtığı 144009 no.lu hesabın ortak bir çatı altında değerlendirileceği hususunda mutabık kalındığını, davacıya 18.08.2015 tarihinde 30.000,00 TL daha ödeme yapıldığını, davacıların dava dilekçesinde belirtikleri para yatırma işlemleri ile müvekkili kayıtlarının örtüşmediğini, davacı ve kardeşi ...'nin talimatıyla hesaptan toplam 1.398.050,00 TL para çıkışı olduğunu, dava konusu hesaplardan hisse senedi alım satım işlemleri de yapıldığını, ...'e ait 144009 no.lu hesap için 257.639,63 TL, 144186 numaralı ortak hesap için 2014 yılında toplam 124.218,47 TL hisse senedi işlemlerinden kaynaklanan zarar bulunduğunu, bu nedenle davacıya yapılan ödemeler de nazara alındığında davacının müvekkilinden alacağı kalmadığını, dava dışı ...'in İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1267 E. sayılı dosyası ile müvekkiline karşı dava açtığını, dava dilekçesi incelendiğinde, .. no.lu ortak hesap ile ...'nin .. no.lu şahsi hesabının birbirine karıştığını, müşterilerle yapılan görüşmelerde anılan hesapların birlikte değerlendirileceği hususunda mutabakat sağlanması nedeniyle İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1267 E. sayılı dosyası ile işbu dosyanın birleştirilmesinde hukuki ve fiili yarar bulunduğunu, davacının zararı varsa bunun sorumluluğunun davacı ve dava dışı ...'de olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davalının, davacı ile muhatap olan ve işlemlerini yerine getiren çalışanı dava dışı ... aleyhine İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/240 E. sayılı dava dosyasında kamu davası açıldığı, yargılamanın devam ettiği, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları ve mahkemece alınan raporlara göre davacı ve dava dışı kardeşi ... adına 2013 yılında .. no.lu müşterek hesabın açıldığı, ... tarafından 2010 yılında açılan .. no.lu menferit bir hesabın bulunduğu, muhtelif tarihlerde gerek EFT ve gerekse de nakit karşılığı olarak davacı ve kardeşi tarafından ilgili hesap üzerinden parasal işlemlerin gerçekleştirildiği, davalı kayıtlarına göre davacı ve kardeşinin ortak hesabına EFT ve havale yolu ile yapılan girişlerin 1.362.092,00 TL olarak kayıtlı bulunduğu, davalı kayıtlarında yer almayan davacı tarafından delil olarak sunulan 04.11.2013 tarih .. fiş no.lu nakit alındı belgesi ile 65.000,00 TL ve 05.01.2015 tarih 4 no.lu alındı belgesi ile 60.000,00 TL'nin davalı yetkilisi ... tarafından nakit olarak teslim alındığına dair toplam 125.000,00 TL tutarındaki girişin hesaba yatan ve çekilen miktarlar ve tarihler de dikkate alındığında işbu miktar para girişinden sonra hesaptan çekilen bakiyenin eksi (-) vermiş olması sebebi ile bu meblağın, davacı ve kardeşi tarafından, davalı çalışanına hesaba yatırmak üzere fiş karşılığı verildiği ancak kayıtlara aktarılmadığı, bu nedenle davalı kayıtlarında yer alan toplam 1.362.092,00 TL'ye 125.000,00 TL'de eklenerek, ortak hesaba toplam 1.487.092,00 TL yatırıldığının kabulü gerektiği, davalının kayıtlarına göre, ortak hesapta yapılan çıkışlar toplamının 793.050,00 TL olduğu, 08.05.2015 tarihi itibarı ile hesap alacak bakiyesinin 694.042,00 TL bulunduğu, bu tarih itibarı ile davacının ortak hesaptaki bakiyesinin 347.021,00 TL olarak baz alınması gerektiği, davalı kayıtlarında yer alan menkul işlem zararlarının ise müşterinin bilgisi dışında gerçekleştiği, davalı tarafça, davacının menkul kıymet alım ve satımlarına dair talimatı olduğu iddiasının kanıtlanamadığı, bu nedenle oluşan 120.814,00 TL menkul kıymet zararının davacının alacağından mahsup edilemeyeceği, davacının 08.05.2015 tarihi itibarı ile bakiye 347.021,00 TL alacağından, dava dışı ... tarafından davacıya yapılan toplam 190.000,00 TL ödeme ile davalı tarafından kısmi kabul ile davacıya yapılan 108.066,00 TL ödeme mahsup edildiğinde, davacının takip tarihi itibarı ile ödenmeyen bakiye alacak miktarının 48.955,00 TL olduğu, bu miktara davalı tarafça yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının takip dosyasına konu itiraz edilen 374.932,56 TL asıl alacağın, 48.955,00 TL'lik kısmına ilişkin itirazının iptali ile bu miktar asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz oranı uygulanmak sureti ile takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, kabul edilen alacağın %20'si oranında 9.791,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere Mahkemece, davalı şirket çalışanı olan ve davacı ile ilgilenip işlemlerini yürüten dava dışı ... aleyhine İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/240 E. sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, yargılamanın devam ettiği, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları ve mahkemece alınan raporlara göre değerlendirme yapıldığı belirtilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Dosya kapsamında ve UYAP'ta yapılan incelemede İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/240 E., 2024/123 K. sayılı dosyasında davacı ve kardeşi ...'in de aralarında bulunduğu pek çok kişinin şikayeti üzerine aralarında davalı şirket çalışanı ...'in de bulunduğu sanıklar hakkında işbu davaya konu hesaplarla ilgili olarak hem davacı hem de kardeşi ... yönünden güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik suçlarından yargılama yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de ceza hakiminin tespit ettiği maddi vakıalar hukuk hâkimi yönünden de bağlayıcıdır(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.04.2014 tarihli, 2013/4-1008 E., 2014/490 K. sayılı ilamı). Bu bakımdan Mahkemece, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/240 E., 2024/123 K. sayılı dosyası getirtilip davacı ve kardeşi ...'in müşterek ve şahsi hesapları bakımından yapılan tespit ve değerlendirmeler nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir. 2.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında, dava dışı ... tarafından dava dışı ...'e toplam 750.000,00 TL ödeme yapıldığı, ...'e yapılan ödemenin ne kadarının müşterek hesap için ne kadarının münferit hesap için yapıldığının tespit edilmesi mümkün olmadığından, 750.000,00 TL'nin önce müşterek hesaba 375.000,00 TL ve münferit hesaba 375.000,00 TL olmak üzere ikiye ayrıldığı, sonrasında müşterek hesap sahiplerine 187.500,00 TL olarak bölüştürüldüğü, davacının hesabına gelen 5.000,00 TL de müşterek hesaba gelmiş kabul edilerek hesap sahiplerine 2.500,00 TL olarak bölüştürüldüğü, bu şekilde değerlendirme neticesi ...'den ...'e gelen 750.000,00 TL'den davacının payına düşen alacağın 187.500,00 TL ve kendi hesabına gelen 5.000,00 TL'den de 2.500,00 TL olmak üzere davacıya düşen payın 190.000,00 TL olacağı belirtilmiştir. Mahkemece, dava dışı ... tarafından davacıya yapılan toplam 190.000,00 TL ödeme ile davalı tarafından kısmi kabul ile davacıya yapılan 108.066,00 TL ödeme mahsup edildiğinde, davacının takip tarihi itibarı ile ödenmeyen bakiye alacak miktarının 48.955,00 TL olduğu kabul edilmiş ise de Mahkemece, davacının kardeşi ...'e yapılan ödeme bakımından, bu ödemenin ...'nin şahsi hesabı için mi yoksa davacı ve kardeşi ...'nin müşterek hesapları için mi yapıldığı hususunun; işbu dosyadaki, dava dışı ... tarafından davalı şirket aleyhine açılan İzmir 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2018/501 E., ve 2024/63 K. sayılı dosyadaki ve yukarıda belirtilen ceza dosyasındaki delil ve tespitler nazara alınmak sureyiyle kesin olarak saptanıp buna göre davacının alacağını etkileyip etkilemeyeceği belirlenmeden söz konusu ödemenin müşterek hesaba dahil olduğu kabulü ile düşüm yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. 3.Mahkemece, iddianın ileri sürülüş biçimi, davalının savunması, işbu dosya ve ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları ile yapılan tespitler nazara alınarak davacının zararının oluşmasında müterafik kusuru olup olmadığı konusunda hiç bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. 4.Yine Mahkemece, icra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de davacının zararının doğmasında davalı şirket çalışanının kusurlu eyleminin bulunması ve davacının müterafik kusurunun bulunduğu sonucuna ulaşılması durumunda alacağın belirlenmesi yargılamayı gerektireceğinden alacak likit kabul edilemeyecektir. Bu itibarla icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. 5.Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Mahkeme kararının taraflar yararına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına, (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bent uyarınca tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde ilgililere iadesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4315, K. 2025/4317, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-4315-e-2025-4317-k-dcfdc7cbf381