Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6129 E. 2024/7851 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6129
Karar No
2024/7851
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1456 Esas, 2023/972 Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/221 E., 2020/248 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1994 yılından bu yana ... ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığını, ayrıca 2002 09883 numaralı markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu, 1994 009493, 1998 003968, 2000 13169, 2001 08852, 2002 00358, 2004 08186, 2011 119131 ve 2013 106893 numaralı markalarının tescilli olduğunu, 2004 08186 numaralı “...” markasının 35. sınıfta tescilli oluğunu, ayrıca davacının ... alan adını kullandığını, davalının ise nakliyat sektöründe faaliyette bulunduğunu ve 2016 09850 numaralı “... NAKLİYAT” markasını 39. sınıfta tescil ettirdiğini, 11.09.2015 tarihinden itibaren de http://www.evkuranevdenevenakliyat.com alan adını kullanmaya başladığını, sitenin kayıtlı sahibinin davalı ... olarak göründüğü için ona da husumet yönelttiklerini, davalının markasının davacının tanınmış markası ile karıştırılmaya neden olacak derecede benzer olduğunu, davacının tanınmışlığından yararlanmaya çalıştığını belirterek, davalıya ait 2016 09850 numaralı “... NAKLİYAT” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, http://www.evkuranevdenevenakliyat.com intrenet sitesine erişimin engellenerek davalı tarafından kullanılmasının önlenmesine, Türkiye çapında “... NAKLİYAT” yazılı tabela, vergi levhası, broşür, katalog, el ilanları, reklam panoları, bez afişler, kartvizit vs. sair her türlü tanıtım ve ticari evrakın toplatılarak imhasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markasının esas unsurunun emir kipi şeklinde, ev tefriş etmek, ev donatmak anlamlarına gelebilecek "..." ibaresi olduğu, davalı markasının ise, "..." ibaresini esas unsur olarak aldığı, bunun yanında hizmet verdiği alanı belirtmeye yarayan "NAKLİYAT" ibaresi ve şekil de eklendiği, markaların bütün itibariyle bıraktıkları görsel etki dikkate alındığında aralarında yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde benzerlik bulunmadığı, markaların okunuşları bakımından da orta seviyedeki tüketicinin karıştırmasına yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğundan söz edilemeyeceği, sadece davalı markasının "... NAKLİYAT" şeklinde telaffuz edilmesi söz konusu olduğunda bir benzerlikten söz edilebilirse de, bu benzerliğin iltibasa yol açabilecek derecede olmadığı, ayrıca tarafların markalarının farklı sınıflarda tescilli oldukları, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında da tanınmışlığın bir hükümsüzlük sebebi olarak düzenlendiği, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilen karar ve alınan bilirkişi raporları ile özellikle 35. sınıf kapsamına kalan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” için davacı markalarının tanınmış marka olduğu, ancak davacı markaları tanınmış olsa dahi davalı markası ile aralarındaki benzerliğin iltibasa yol açabilecek düzeyde olmadığı, her ne kadar alınan ilk iki bilirkişi raporunun aksine, 30.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda davalının markası ile davacının ilişkilendirilebileceği ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki hükümsüzlük koşulunun mevcut olduğu belirtilmişse de, hükümsüzlük için ilişkilendirmenin yanı sıra ayrıca davacının markasının tanınmışlığından haksız şekilde yarar sağlama, markanın itibarına zarar verme ve ayırt edici karakterini zedelemesi koşullarının da mevcut olması gerektiği, davalının markasının davacının markasının tanınmış olduğu sınıftan farklı olan nakliye hizmetleri için tescil edildiği ve ancak bu hizmetler için kullanılacağından, davalının markasını tescilli olduğu 39. sınıftaki mal ve hizmetlerde kullanarak davacının markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamasının, markanın itibarına zarar vermesinin veya ayırt edici karakterini zedelemesinin mümkün olmadığı, bu nedenle önceki tarihli iki bilirkişi raporuna itibar edilmesi gerektiği, tüm bu nedenlerle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hükümsüzlük koşulunun da mevcut olmadığı kanaatine varıldığı, davalı ...'un, davacının markası ile benzer olmayan tescilli markasını alan adında ve faaliyetlerinde kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının hükümsüzlük talebine konu 05.02.2016 başvuru tarihli 2016/09850 başvuru numaralı ... NAKLİYAT+şekil markasının 39. sınıfta tescilli olduğu, markadaki asıl unsurun ... ibaresi olduğu, "nakliyat" ibaresinin markanın tescil sınıfına atıf yaptığı ve şekil unsuru ile yan unsur olduğu, ... ibaresinin "ev inşa et, yap" anlamına gelen emir kipi olduğu, ... ibaresinin ise "ev inşa eden, yapan" anlamına geldiği, davacı tarafça sunulan emsal mahkeme ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararlarındaki tespitler de dikkate alındığında, ... ve ... markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, davacının tescilli ve tanınmış ... markası ile, davalının hükümsüzlüğü istenen 39. sınıfta tescilli ... NAKLİYAT markasının farklı sınıflarda tescilli olduğu anlaşılıyorsa da; davacı markasının tanınmış marka olduğu, davacının perakende satış mağazalarında ev eşyası satıldığı, satılan eşyaların davacının ... markasını taşıyan araçlarla müşteri adresine teslim edildiği, davalının da internet sitesinin incelenmesinde evden eve nakliye hizmeti verdiği, taraf markalarının hizmet sınıfları bire bir aynı değilse de, birbirleri ile bağlantılı ve birbirini tamamlar nitelikte olduğu, markaların ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği, davalı markasının evden eve nakliye hizmetinde kullanıldığını gören ortalama tüketicinin hizmetin davacıdan geldiği ve davacının seri markası olduğu yönünde işletmeler arasında bağlantı kurabileceği, davalının davacı markasının tanınmışlığından yararlanma ihtimali bulunduğundan, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacı vekilinin davalı markasının hükümsüzlüğü ve davacının ticaret unvanı, markası ve alan adı ile iltibas yarattığı anlaşılmakla davalı alan adına erişimin engellenmesine, davalının alan adı kullanımının önlenmesine, davalının markasını tabela, vergi levhası ve tanıtım evraklarında kullandığına dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığı anlaşılmakla, diğer taleplerinin reddine reddine karar verilmiş, karar davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ...'a ait 2016/09850 tescil nolu "... Nakliyat" markasının hükümsüzlüğü, davalı ... adına kayıtlı "http://www.evkuranevdenevenakliyat.com/internet sitesine erişimin engellenmesi, davalı ...'un marka ve internet alan adı kullanımlarının davacıya ait markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesi istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ...'un temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6129, K. 2024/7851, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6129-e-2024-7851-k-e35024b77a8d