Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4002 E. 2024/6001 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4002
- Karar No
- 2024/6001
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1024 Esas, 2021/1121 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5.Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/259 E., 2021/142 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Of-Trabzon hattında kullanılan Mercedes Benz marka ... plakalı yolcu taşıma minibüsünün işletmesi için 06.03.2013 tarihli vekaletname ile davalı ...'a teslim ettiğini, daha sonra 16.09.2013 tarihli azilname ile vekalet yetkisinin davalıdan alındığını, davalı ...'ın müvekkili davacıya ait nüfus cüzdanının kayıp olduğu yönünde gerçek dışı beyanıyla muhtarlığa başvurarak vekaleten nüfus cüzdanı talep formu doldurduğunu, davacının bu tarihlerde yurt dışında bulunduğunu ve nüfus cüzdanını da kaybetmediğini, sahte nüfus cüzdanı ile 22.09.2014 tarihinde Trabzon 1.Noterliğinden 13603 yevmiye numaralı vekaletname sahte olarak çıkartıldığını, sahte olarak tanzim edilen bu vekaletnamede de vekil tayin edilen ...'a ticari alım satımı ve rehini konularında yetki tanındığını, daha sonra vekaletnameye istinaden vekil görülen ...'ın ... plakalı Of-Trabzon yolcu taşıma minibüsünü ...'e sattığını, bunun yanı sıra Finansbank A.Ş.'den 200.000,00 TL kredi çektiğini, müvekkili aleyhine Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'nın alacaklı olduğu iki tane icra takibi olduğunu, açıklanan nedenlerle; araç kaydı üzerine tedbir konulmasına, sahte kimliği bağlı vekalet ile yapılmış bulunan müvekkiline ait ... Plakalı aracın satışının iptali ile müvekkili adına tesciline, sahte kimlik kullanılarak Finansbank A.Ş.'ye verilmiş rehin hakkının terkinine, sahte kimlik kullanılarak Finansbank A.Ş. ve Yapı ve Kredi Bankasından alınan kredilerin iptaline, tazminat ve diğer hakları saklı tutularak, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'in davacının eniştesi olduğunu, davacının kullanılan kredileri inkar etmediğini, kredilerdeki imzaların davacıya ait olduğunu, 200.000,00 TL miktarlı kredide kefil olarak diğer davalı ...'in imzasının bulunduğunu, davacının 90.000,00 TL'lik krediyi de bizzat kendisinin talep edip imzaladığını, kredi teminatı olarak ... plakalı araca hat rehni konulduğunu, kredi ödemeleri devam ederken davacı ve diğer davalı kefil ...'in yazılı imzalı talepname ile başvurarak bankanın rehin hakkı saklı kalmak kaydı ile aracın devrinin ...'e verilmesine muvafakat edilmesini talep ettiklerini, taleplerinin kabul edildiğini, yapılan tüm işlemlerin yasal olduğunu, sahte kimlikle müvekkili bankada işlem yapılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin 16.11.2017 tarih 2015/247 E. ve 2017/1090 K. sayılı ilamının QNB Finansbank A.Ş. tarafından istinaf edildiği, diğer davalılar ve davacı tarafından istinaf edilmediği, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2018 tarih 2018/716 E. ve 2018/1593 K. sayılı ilamı ile kararın QNB Finansbank A.Ş.'ye yönelik olarak kaldırılmasına, diğer davalılar yönünden kesinleşmesi yönünde hüküm tesis edilmesi neticesinde, dosyanın QNB Finansbank A.Ş. dışındaki tarafların yönünden kesinleştirmesinin yapıldığı, davaya QNB Finansbank A.Ş. yönünden devam olunduğu, akabinde istinaf kaldırma kararı sonrasında davacının el ürünü imzaları, kredi sözleşmesi aslı ve 200,000,00 TL bedelli kredi finansman senedi aslı, ... plakalı araç üzerine rehin senedi ve hat rehni/pkala rehni senedi üzerindeki imzalar üzerinde yapılan karşılaştırma neticesinde imzaların ...'ün eli ürünü olmadığının belirlendiği yine, Araklı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/1142 Soruşturma dosyası içinde tüm belgelerin imza incelemesi yapılmış olup davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bunun yanısıra davacı yurt dışında yaşamakta olup ülkeye giriş çıkış tarihlerinin Emniyet Müdürlüğü'nden celp olunup incelendiği ve neticede tüm dava konusu işlemlerin yapım tarihinde yurt dışında bulunduğunun tespit edildiği, bu durumda davacı adına çıkarılan sahte kimlik ve belgeler ile tüm bu işlemlerin yapıldığı, bu nedenle davalı bankalar ile yapılan kredi ilişkisinden ve rehinden sorumlu tutulamayacağı, esasen bunlardan dolayı davacının bir borcunun olmadığı, aynı şekilde aracının satışına ilişkin işleminde iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını da tekrarla, davacının diğer davalı ...'in eniştesi olduğunu, kredi tutarları gözönünde bulundurulduğunda iddia edilen sahte işlemlerin muvzaalı gerçekleştirildiğinin açık olduğunu, kredi taksitlerinin ilk başta düzenli ödendiğini, daha sonra kredinin gecikmesi ve ödenmemesinin huzurdaki davanın ikame edilmesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının müvekkili bankaya bizzat gelerek dava açacağını bildirdiğini, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunun usulüne uygun olmadığını, davacının işlemlerin olduğu sırada yurtdışında olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, araştırılması gerektiğini, kararın gerekçesinin ayrıntılı olmadığını, hangi kanun hükmüne göre kurulduğunun veya kusur oranının belirtilmediğini, müvekkili bankaya yöneltilecek bir kusur bulunmadığını, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara, celp edilen kayıtlara, bilirkişi raporu kapsamına ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeter açıklık taşıdığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; ATK raporunun usule aykırı olduğunu, bir kısım karşılaştırma belgelerinin kredi sözleşme tarihinden sonrasına ait olduğunu belirterek dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı adına sahte kimlik ve vekâletname çıkarılarak gerçekleştirilen ticarî nitelikteki araç satışının iptali, sahte kimlik kullanılarak bankalardan çekilen krediler nedeniyle aracın rehin gösterilmesinden kaynaklanan kredilerin iptali, menfi tespit ve araç üzerine konulan rehnin kaldırılması istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.