Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/659 E. 2023/809 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/659
- Karar No
- 2023/809
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/366 Esas, 2020/42 Karar DAVA TARİHİ : 19.09.2014 HÜKÜM : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin karpuz ekimi yaptığı taşınmazın devlet destekli bitkisel ürün sigortası poliçesi ile davalı şirkete sigortalandığını, taşınmazda meydana gelen fırtınadan kaynaklı olarak ürünlerin hasara uğradığını ve meydana gelen zararın 32.946,36 TL olduğunun tespit edildiğini, ancak davalının hasarın kaynağının don olduğundan bahisle teminat kapsamında olmadığı için ödeme yapmadığını, oysa hasarın fırtınadan meydana geldiğinin sabit olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince şimdilik 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı arazide fırtınadan kaynaklı hiçbir kırılma, kopma, parçalanma, sökülme hasarının tespit edilmediğini, hasarın tamamının sürgün ve yapraklarda soğuk nedeniyle meydana geldiğini ve teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin 10.12.2015 tarih, 2014/565 E. ve 2015/838 K. sayılı kararı ile tüm dosya kapsamına göre sigorta poliçesinde dain-i mürtehin olarak Ziraat Bankası A.Ş.'nin gösterildiği, bu nedenle tazminat talep etme hakkının öncelikle rehin alacaklısı bankaya ait olduğu, ancak davacının rehin alacaklısının açık, kesin ve koşulsuz muvafakatını almak şartı ile sigorta şirketinden tazminat talep edebileceği, dain-i mürtehin tarafından, "tazminat davasının açılmasına muvafakatimiz varken, ilgili tazminatın ödenmesine muvafakatimizin olmadığı" şeklinde cevap verildiği, bu durumda rehin alacaklısının kesin ve koşulsuz muvafakatının olmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 17.09.2018 tarih, 2016/13978 E. ve 2018/5328 K. sayılı kararı ile “ ... Oysa, davacı vekilinin temyiz dilekçesine ekli olarak 15.06.2016 tarihli Ziraat Bankası A.Ş'nin davaya ve ödenecek tazminata muvafakatını gösterir belgeyi sunmuş olduğu ve aktif husumete ilişkin noksanlığı giderdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece artık işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir...” gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarım ürününün zarara uğramasına sebebiyet veren olayın fırtına kaynaklı düşük nem oranı nedeniyle olduğu, bu itibarla zararın poliçe kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 21.919,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının bozma ilamından sonra yaptığı ıslah talebinin dikkate alınmamasının gerektiğini, ıslah ile artırılan kısma ilişkin zamanaşımı süresinin geçtiğini, alınan bilirkişi raporlarının hükme esas almaya elverişli olmadığını, o bölgede alınan tüm raporlarda hasarın don kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, dava konusu olayda da hasarın don olayından kaynaklandığını, fırtınadan kaynaklanmadığını, dosyaya sunulan görüntü kaydında fırtına hasarını gösteren bir ibarenin bulunmadığını, dosyaya sunulan delillerinin dikkate alınmadığını, tazminat hesabının da doğru yapılmadığını, işçilik, nakliye ve sair kalemlerin poliçe teminatının dışında olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerindeki ürünlerde meydana gelen zararın poliçe kapsamında olup olmadığı ve poliçe kapsamındaysa hesaplamanın doğru yapılıp yapılmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 inci maddesi, 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu'nun 12 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.