Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/10141 E. 2013/14458 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10141
Karar No
2013/14458
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 01/12/2011 tarih ve 2009/524-2011/1114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...'ın borçlusu, diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu 10.11.1998 tarihli tüketici kredisi sözleşmesiyle 3.995,62 TL, kredili mevduat sözleşmesi uyarınca da 2.500 TL kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini ileri sürerek, 50.576,90 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, banka personelinin usulsüz olarak kredi sözleşmesi tanzim ettiğini, borçları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki alacağın kredili mevduat sözleşmesinden kaynaklandığı, 4077 Sayılı yasaya tabi olmadığı, mahkemenin görevli bulunmadığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, kredi borcundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf davalı borçlu ve kefillere 10.11.1998 tarihinde tüketici kredisi sözleşmesiyle 3.995,62 TL, yine aynı tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesiyle 2.500 TL banka kredisi verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği belirtmiş ve buna ilişkin olarak kredi sözleşmesi ibraz etmiş, anılan sözleşmenin 1. maddesinde ise davalılara tüketici kredisi açılması için anlaşmaya varıldığı belirtilmiştir. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 10. maddesinde tüketici kredilerine ilişkin düzenleme yapılmış, 23. maddede ise bu kanunun uygulamasından çıkan ihtilafların Tüketici Mahkemelerinde görüleceği belirtilmiş olup, bu durumda davacı tarafça talep edilen 10.11.1998 tarihli tüketici kredisine yönelik istem yönünden Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 10 ve 23. maddelerindeki düzenleme karşısında mahkemenin davaya bakmaya görevli olduğu nazara alınarak uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 2- Öte yandan, karar tarihinde yürürlükte olan HMK’nun 331/2. maddesi “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder“ hükmünü haiz olup, mahkemece anılan kanun maddesine aykırı olarak davalı ... lehine vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/10141, K. 2013/14458, T. 08.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2013-10141-e-2013-14458-k-77087d4bbd4d