Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/2357 E. 2012/3095 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/2357
Karar No
2012/3095
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.10.2011 tarih ve 2011/116-2011/206 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının, müvekkilinin JİMNİ+ŞEKİL ve Js ibareli tescilli markalarıyla karışıklık yaratacak şekilde 2007/36440 ve 2007/36439 no.lu markaları tescil ettirerek kullandığını, davalının bu markaları için hükümsüzlük davası açıldığını, davalı tarafın müvekkilinin tanınmış markasıyla ayırtedilemeyecek derecede benzer markaları tescil ettirerek ticari faaliyetlerde kullandığını, bu şekilde menfaat elde etmeye çalıştığını ileri sürerek 70.000 TL manevi, 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, süresi içersinde verdiği cevap dilekçesinde Kartal Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğunu ileri sürerek yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiş, öte yandan markalar arasında benzerlik bulunmadığını, davacının markasını kullanmadığı gibi hiçbir ticari faaliyette de bulunmadığını, bu nedenle markasının geçersiz hale geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 556 sayılı KHK’nin 63/1 maddesi gereğince yetkili mahkemenin davacının ikametgahı mahkemesi veya suçun işlendiği ya da tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi olduğu, davanın davacı tarafın ikametgahı mahkemesinde açılmadığı, bu nedenle davanın suçun işlendiği ya da tecavüz fiillerinin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi olan Kartal FSSH Mahkemesi’nde açılması gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı yan lehine vekalet ücreti tayinine hükmedilmiştir. Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davalı vekilinin temyiz istemi, münhasıran, yerel mahkeme kararında yargılama giderlerine hükmedilmiş olmasına yöneliktir. Her ne kadar, karar tarihi itibariyle uygulanması gerekli HMK’nun 331/2. maddesi hükmü uyarınca görevsizlik kararı verilmesi halinde, ilk aşamada yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekiyor ise de, mahkeme kararında yargılama giderlerinin davacı yana tahmiline hükmedilmiş olması karşısında, davalı vekilinin söz konusu hükmü temyiz etmekte hukuksal yararı bulunmadığı gibi, yine verilen kararın mahiyeti gereği yukarda anılan yasa hükmü uyarınca taraflar yararına vekalet ücretine de hükmedilmemesi gerekirken davalı yan lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması karşısında, temyiz edenin sıfatı gözetildiğinde davalı vekilinin vekalet ücretinin miktarına yönelik temyiz itirazı da yerinde olmayıp, davalı vekilinin temyiz itirazlarının tümüyle reddiyle yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle yerel mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2357, K. 2012/3095, T. 02.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2012-2357-e-2012-3095-k-14112d1245fb