Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/5360 E. 2011/5596 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/5360
- Karar No
- 2011/5596
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.12.2010 tarih ve 2010/129-2010/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği Görüşülüp, düşünüldü: Alacaklı vekili, borçlu tarafından keşide edilen çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmaması nedeni ile tahsil edilemediğini ileri sürerek alacakları için borçlunun taşınır, taşınmaz ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın, yetki ve talep edenin kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile takip yapacağı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Karar alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Talep, çeke dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz talepleri hakkında, İİK m. 258 ve 50. maddeleri gereğince yetkili mahkeme tarafından karar verileceği düzenlenmiş ve bu konuda HUMK’nun yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yapılmıştır. Buna göre kamu düzenine ilişkin yetki halleri müstesna olmak üzere mahkemenin yetkili olup olmadığını res’en inceleyip değerlendirmesi mümkün değildir. Yetki itirazının borçlunun hazır olduğu hallerde borçlu tarafından yapılması, borçlunun yokluğunda verilen kararlarda ise İİK m. 265 gereğince borçlunun yaptığı itirazda ileri sürülmesi gerekmektedir. Somut olayda ise borçlunun bu yönde bir beyanı ya da itirazı söz konusu olmamasına karşın yetki hususu mahkemece kendiliğinden gözetilmiştir. Oysa ki isteme konu olan alacak çeke dayalı olduğundan kamu düzenine ilişkin bir yetki hali mevcut değildir. Ayrıca İİK 257 nci maddesinde ihtiyati haciz talep edebilmenin koşulları sayılmıştır. Hükme göre ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, sırf kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılacağı gerekçesiyle hem yetki ve hem de esas bakımından istemin reddire karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.