Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/3057 E. 2011/7004 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/3057
Karar No
2011/7004
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 gün ve 2008/689-2008/702 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.12.2010 gün ve 2009/6395-2010/13155 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 17.07.1999 tarihinde 20.000 DM karşılığı “Komanditer ortak Ana Sözleşmesi” ibareli belge ile davalı şirketlere ortak olduğunu, müvekkiline parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini ancak, her hangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, davalı şahısların da TTK'nun 336.maddesi uyarınca da müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan belge ile hisse senedi satımı yapılamayacağının ve müvekkilinin davalı şirketlerle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, şimdilik 6.500 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceği, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, yine davacının davalı şirketlerde hissesi bulunmadığı, dolayısıyla şirketlerin de taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.12.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur. Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3057, K. 2011/7004, T. 09.06.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-3057-e-2011-7004-k-3c50f5c5c1c2